Ana içeriğe atla

uçan perinin intikamı

Bazen işler çok yolunda gider, bazen gitmez, bazen de hiç umulmadık şekilde gider ve o zaman insan gecenin dördüne kadar çalışıp da iş yetiştirmenin ne kadar saçma bir tercih olduğunu anlar. Sağlık birinci şart. Ama neyse, yakın akrabanın domuz gribi olmadığından emin olmanın bedeli 110 tl'lik o testse yapılacak tabii, ama dikkatimi celbetti, neden biz daha içeri girer girmez çat diye o testi yaptılar? Ve neden, bizim yakın akrabanın dediğine göre, devlet hastanesindeki doktor muayene etmekten çok kendi hijyenini sağlamaya gayret etmiş? Bir de bunun serumu falan var tabii ama önce sağlık. Hiç fiyat biçilir miymiş? Bedava olsun madem.

Ha bir de dikkatimi celbetti, sen koskoca D&R olmuşsun, internetten alışveriş yaparken bana kasaba bakkalı gibi "Stoklardaki ürün verilir. Renk seçimi yapamazsınız" diyorsun. İş şansa kalınca da tabii olan oluyor, en istemediğimiz renk geliveriyor. Hayır, mesela kitap istesek, "O kitap kalmadı ama filmi var, buyurun filmini gönderelim." mi diyeceksiniz?

Sağlık şart sevgili dostlar. O kadar mal mülk ne işe yarar sağlık olmadıktan sonra? Şaka lan, şaka, çevirmen adamda mal mülk ne gezer? Bari sağlık olsun madem.

Kasaba deyince, Çetin Altan geldi aklıma. Belki kendisinin bile unuttuğu bir gazete yazısında şöyle demişti zamanında:

"Ne bir derdim, ne bir ilişkim var o kasaba ve para kokulu genç adamlarla, ama iç ihtiraslarının açlığını bileyen kurnaz görüntüleri, hep piranhaları hatırlatıyor bana."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...