Ana içeriğe atla

mister five percent

Sevgili dostum, kahve keyfini bölmek istemezdim ama birinin bu işleri bitirmesi gerek. Yarına bitmiş olması gereken üç işten birini seçtim ve onu bitireceğim hiç değilse telefonum biraz daha az çalsın diye. Şarzı bitmesin madem.

Yalnız o değil de, 150 yıl önce yazılmış "insanları ikna etmenin yolları" kitabını okumuş gibi sanki birileri. Çok uç bir örneği alacaksın, sanki normalde çok sık karşılaşılan bir durummuş gibi anlatacaksın, sonra da kendi önermeni sunacaksın. Bak şimdi, hastanın biri uçağı düşürüp kendisiyle birlikte yüzlerce insanın ölmesine mi sebep oldu? O zaman çözüm pilotları evlendirmek olabilir. Ne kadar da süper mantıklı. Ben hemen ikna oldum mesela.

Ve fakat kahve soğumadan bitireyim istiyorum işlerden birini. Yatayım uyuyayım istiyorum sonra da. Başım ağrıyorsa biraz da sebebi yediğim hamur işleridir. Ama bak, annesinin diz kapağını görünce hamamcı olan elamanı tenzih ederim. Onun uç bir örneği alma taktiğini uygulamaya çalıştığını sanmıyorum. Onunki daha çok, herkesi kendisi gibi hasta zannetmekle ilgili bir şey olsa gerek diye düşünüyorum. O zaman evlilik şart tabii. Bir an önce evlendireceksin onu ki, kendi anasına öyle bakan, başkasının karısına kızına nasıl bakmaz, değil mi ama?

Biliyorum, sevgili dostum, Mister Five Percent ne alaka o zaman diye merak ediyorsun? Aslında çok alaka, çünkü Mister Five Percent, her durumda kazanmanın kitabını yazmış bir zat olarak çok önemli yer tutar tarhimizde. O bakımdan yani.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...