Ana içeriğe atla

bağımsız filmler yasaklansın madem

Sevgili Bağımsız Filmlerin Unutulmaz Yönetmeni,

Sen de fark etmişsindir diye tahmin ediyorum, film çekmenin maliyeti eskisi gibi inanılmaz külfetli değil artık. Ucuzladı bu işler. Ve ucuzlamaya da devam ediyor. Amma velakin biraderim, hep daha büyüğünü yaparak büyüme modelindeki Hollywood'un abardıkça tıkanan filmlerinden bıkan seyirciler için bağımsız sinema demek iyi haber demektir, değil mi? Değildir ve de alakası yoktur. Adamlar kısa hikaye yazar gibi film çekmeye başlamış. Arka arkaya sıralanmış motorize geyiği mizah zannediyorlar. Bana da yazık ama üç gündür aynı filmle uğraşıyorum. Ama tabii bugün bir saatten fazlası noterde olmak suretiyle üç saate yakın zamanım dışarıda geçti. Ben de alayım kamerayı elime noteri çekeyim o zaman. Kadro sağlam. Sıra bana gelir mi? Gerilim de sağlam. Sonra işler neden yetişmiyor? Yetişmez tabii. Sen, atıyorum mesela, bir Adam Sandler'dan daha mı komik sanıyorsun kendini? Bak o adamın filmleri de hiç az konuşmalı değildir, sen kalkmışsın ortalama bir Adam Sandler filminin neredeyse 2 katı fazla konuşma koymuşsun filmine. Ben gülüyor muyum peki?



Tarkan Trailer from Ulvi Yelen on Vimeo.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...