Bu aralar burnuma sürekli nedense bir sosis kokusu geliyor. Bir de, bizim hanımın ev yapımı elma sirkesi, tezgahın altındaki dolabı açınca çok keskin çarpıyor adamın burnuna. Sanırsın, üç gündür ayakkabısını çıkartmayan birader misafirliğe gelmiş. Ama onun dışında, şöyle bir düşünüyorum da, geçmiş bayramlarımın büyük çoğunluğunu çalışarak geçirdim ben. İş yetiştirmeye çalışarak. Bu bayram da pek farklı değildi pek. Herkesin ve özellikle çocukların 23 Nisan Bayramı kutlu olsun. İnsanın aklına ister istemez, hanımın dişi için gittiğimiz dişçinin bekleme salonundaki masalara serpiştirilmiş tarih dergileri geliyor. İlla karalanacak ya Türkiye Cumhuriyeti'ne dair her şey, bu sefer de 23 Nisan'a saran makalelerle dolu bir sayısı geçti elime derginin. Hayır şimdi, işin ilginci, dişçi abi İran asıllıydı. O zaman adama demezler mi "Ya Hacı, madem her şeye politize İslam gözlüğüyle bakmaya bu kadar heveslisin, e bunun hazırı var senin memleketinde. Sen neden geldin ki buraya?"
Ama tabii bir de şu var, bir ara 23 Nisan çocuk şenliklerini komple unutturup yerine Türkçe Olimpiyatlarını yerleştirme çabası vardı benim güzel ama yalnız bırakılmış ülkemde. Hani hatıra parası falan basmışlardı uğruna. Sonra ne olduysa devran döndü, o şenlikler barınacak yer bulamadı memleketimde. Siyasi çıkarlarınıza alet ettiğiniz bayramımız duruyor ama hâlâ yerinde.
Ve tabii, unutmadım, herkesin Regaip Kandili kutlu olsun.
Ama tabii bir de şu var, bir ara 23 Nisan çocuk şenliklerini komple unutturup yerine Türkçe Olimpiyatlarını yerleştirme çabası vardı benim güzel ama yalnız bırakılmış ülkemde. Hani hatıra parası falan basmışlardı uğruna. Sonra ne olduysa devran döndü, o şenlikler barınacak yer bulamadı memleketimde. Siyasi çıkarlarınıza alet ettiğiniz bayramımız duruyor ama hâlâ yerinde.
Ve tabii, unutmadım, herkesin Regaip Kandili kutlu olsun.

Yorumlar
Yorum Gönder