Ana içeriğe atla

çocuğa balık yağı vermek için seçilen noktanın stratejik önemi

Sevgili dostum Temel Reis, bir babanın baba olarak vazifelerini rastgele icra etmemesi gerektiği, babalık vazifelerinin bir ilim olduğu ve bu ilmin iyi öğrenilmesi gerektiği konusunda hemfikir olduğumuzu bilmemin verdiği cesaretle, seninle, çocuğa balık yağı verilirken seçilmesi gereken noktanın stratejik önemiyle ilgili bildiklerimi paylaşmak istiyorum.

Dikkat buyur, çocuğa balık yağı vermenin babalık vazifesi olup olmadığını tartışmak istemiyorum. Bu, elbette ki kişiden kişiye değişecek bir dünya görüşüdür, hepsine saygı duyarım. Benim bu konudaki duruşum, çocuğa balık yağı vermenin sadece anneye bırakılacak bir vazife olmadığı gibi, sadece babaya bırakılacak bir vazife de olmadığı, dolayısıyla anne ya da babadan birinin müsait olması durumunda "Bu kimin vazifesi olmalıdır?" münakaşasına girmeden yapılması gereken bir iş olduğu noktasındadır.

Ve işte bu noktada, çocuğa balık yağı vermek için seçilecek yer çok önemlidir. Asla tesadüfe bırakılmamalı, asla çocuk takip edilerek bulunduğu yere gidilmemeli, kesinlikle bu iş için en uygun nokta tespit edilerek çocuk o noktaya getirilmelidir.

Çünkü balık yağı dediğimiz şey fazlasıyla akışkan olması sebebiyle yere kolay dökülebilen, tamamen yağdan oluştuğu için de temizlenmesi sorun olabilen bir sıhhat içeceğidir. O yüzden, çocuğa balık yağını vermeden önce bazı tedbirlerin alınmış olması gerekmektedir.

∎ Öncelikle, balık yağını verecek olan babanın, bu vazifeyi oturur pozisyonda yerine getirmesi çok önemlidir. Hatta, iyi çalışılmış bir balık yağı verme vazifenin temeli doğru oturma pozisyonuna bağlıdır bile diyebiliriz. Baba boyunu çocuğun boyuna denk getirmek için asla eğilmemeli, ya da asla yere çömelmemeli, mutlaka bir koltuğa, sandalyeye ya da tabureye oturmalıdır. Bu, bir babanın en önemli kalkan noktasıdır.

Çünkü, bak sevgili dostum Temel Reis, eğer doğru oturma pozisyonu alınır ve yeteri kadar tecrübeden sonra çocuk çok doğal -sanki kendiliğinden olmuşçasına doğru noktaya çekilebilirse, balık yağı döküldüğü takdirde babanın bacağına dökülecektir. Balık yağı döküldüğü takdirde en önemsemeyecek yer şüphesiz ki babanın bacağıdır. Mevsim şartlarına göre babanın bacağı çıplak olabilir, ya da üzerinde günlük giyim için kullandığı alalade bir eşofman, pijama vs. olabilir. Asla ve katiyen babanın sosyal statüsü gereği giymesi ve başkalarına göstermesi gereken bir kıyafet olmamalıdır.

∎ Çocuğa balık yağının verileceği nokta seçiminde dikkat edilmesi gereken bir başka önemli husus da, yerde ne olduğu hususudur. Çocuğa balık yağının verildiği noktada, yerde halı, kilim vs. türünden hiçbir şey olmamalıdır. Balık yağı döküldüğünde babanın bacağını aşıp da yere düşecek olursa, tabanla temasa geçtiği noktada herhangi bir kumaş olmamalıdır. Parke vs. gibi, dökülen yağın bir ıslak bezle bile hemen silinebileceği bir yüzey seçimi çok önemlidir.

∎  Dikkat ettiysen sevgili dostum Temel Reis, balık yağının çocuğun üstüne dökülmesi gibi bir seçenek kesinlikle yoktur. Bu konunun da çok iyi anlaşılır olması lazım.

Bu dediğim konular çok önemlidir dostum Temel. Bu hususlara layıkıyla dikkat etmek ise, bol tecrübe isteyen bir ilimdir. Ve son olarak sevgili dostum, internetten krav maga öğrenmek istersen, şu linke tıklamalısın:

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...