Ana içeriğe atla

o telefonu arabada unutmayacaktım

Şimdi misal, üç saatlik uykunun ardından en az üç kere ertelenmiş alarmla kalkıp oğlanı okula bıraktıktan sonra tekrar eve geldiğini, ve ardından, üzerine ev kıyafetlerini giydikten sonra işe başlamadan önce iki dakika dinlenmek niyetiyle koltuğa oturup tam ayaklarını uzattığın anda telefonu arabada unuttuğunu fark ettiğini düşün: zaten ekranda tuhaf lekeler çıktı, garanti süresi bitmeden gidip göstermek lazım. Üstelik yerlerde kar var ama henüz kardan adam yapacak kıvamda değil. Yeni yıl kararı dediğin, "o göbek eriyecek" falan diye olur, ama şu yaşıma geldiğimde keşfettiğim ufkumu iki katına çıkaran bir şey varsa, o da para biriktirmeyi bilmek gerektiğidir. Çünkü bak, moda sektörü en olmadık saçmalıkları giymemiz için bize dayatırken, nasıl oluyor da hâlâ çorapların illa ki birbirinin eşi olması gerektiği tabusunu yıkamıyoruz anlamıyorum. Harcamalarını önceden öngörüp ona göre bir bütçe ayarlamanın önemi bu işe genç yaşlarda başlayınca daha da büyük oluyor. Ne kadar vurgulasam az ama şunu diyeyim, kapitalizm adı verilen bize dayatılmış hayat biçimini kırmak için en iyi birinci yöntem harcadığından daha fazla kazanmanın bir yolunu bulmaksa eğer, ikincisi de nasıl para biriktireceğini bilmek olmalıdır. Yalnız, tabu deyince aklıma geldi, bu yılbaşı da en büyük eğlencemiz o olur sanıyorum; tabii sessiz sinema oynamazsak.




Lastikleri vakitlice değiştirmekle çok iyi ettim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...