Ana içeriğe atla

yeni yıl kararları no 2

Hatırlar mısın değerli dostum Kızılmaske, birkaç yıl önce saçma bir geyik vardı.

Papa'nın her yılbaşında İsa'ya adamak üzere bir Türk öldürdüğüne, sonra bu uygulamadan vazgeçip Türk yerine hindi öldürmeye başladığına dair ipe sapa gelmez bu hikayenin dayanak noktası da, İngilizcede hindiye "Turkey" denmesiydi. Asıl vahim olan sırf yılbaşı kutlamasına karşı olduğu ve başkalarını da soğutmak istediği için böyle bir hikaye uyduran cahilin Papa'nın İngilizce konuşmadığını, hatta tam aksine İngilizcenin tarihin çok uzun bir döneminde küçümsenen bir dil olduğunu, Vatikan'ın resmi dili Latincede ise böyle bir isim benzerliği olmadığını bilmemesi değil -ki belki de biliyordu ama umursamıyordu, bu kadar cahilce bir hikayenin altına "Bizi bilgilendirdiğin için Allah razı olsun." diye yorum bırakanların çokluğuydu. Ki bu arada Hristiyanlık'ta İsa için kurban kesmek diye bir kavramın olmaması da bonus olarak dursun.

Bu neden mi mühim? Çünkü senin ülkende, üstelik de olağanüstü hal durumu geçerliyken yine korkunç bir bombalı saldırı düzenlenmişse, saldırının hemen ardından yayın yasağı gelmişse, ve sonra da bu saldırı belirli bir siyasi hedef için propaganda aracına dönmüşse, ben önce o propaganda aracını kullananların niyetinden şüphe ederim. Üstelik nasıl bir tesadüftür ki, aynı propaganda aracını kullananlar, hoşlarına gitmeyen bir seçim sonucunu takip eden bombalı saldırılardan hemen sonra da aynı şeyleri söylemişti. Ve işte tüm bunlara bakıp da, bu ülkeyi 15 yıldır yöneten iktidarın sadece ve sadece mağdur olabileceğine, böylesine vahim bir güvenlik açığından hiçbir şekilde sorumlu olamayacağına iman edenler, işte onlar da bir kenarda bonus olarak dursun.

Ha, iki nolu yeni yıl kararı ne diye mi soruyorsun? Şudur:

✤ Yeni Yıl Kararı No 2:  Yeni bir filtre kahve makinesi alınacak.

Bu acı olayda hayatını kaybeden herkese Allah rahmet eylesin.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...