Ana içeriğe atla

benim ihtişamlı göbeğim

Allah kimine boy verir, kimine de göbek. En son gençlik yıllarımda görüştüğüm bir arkadaşımın beni şimdi görse şaşıracağı kadar görkemli göbeğim de bana kısmetmiş. Zaten uzun boylu biri değilim. Halbuki, nasıl olsa oruç tutuyorum diye bir oturuşta bir pide gömdüğüm dönemlerim geride kaldı. Eskiden, Beşiktaş'tan Ortaköy'e doğru yürürken Mimar Sinan'ın karşısındaki büfeden illa ki bir amerikanlı sosisli aldığım günler de çok geride kaldı. Zaten Mimar Sinan'ın Beşiktaş'taki kampüsü çoktan oradan kalktı. Nereye gitti hiç sormadım. Ama gördüğüm kadarıyla büfeler iyi yürüdü. Benim sosisli aldığım günlerdeki basit kulübe konseptinden kafe konseptine geçtiler çok önceden. Nitekim, artık eskisine oranla çok daha az yiyor olsam da, gramajı azalırken fiyatı artan pideler göbeğimin ihtişamını korumasında önemli bir rol oynuyor.  Yalnız, saksıda domates yetiştirmek iyi güzel de çok sinek yapıyor. Du bakalım, ona da doğal bir ilaç sıktım, sonuç ne olacak göreceğiz. Hayır, içinde sigara külü olanından değil. Hazırlama videosuna bakarken bile midem kalktı. Hep tiksindim bu meretten.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...