Ana içeriğe atla

iyi, kötü, bencil

Mesela benim balkonda domates yetiştirmem bir bakıma büyük bir bencilliktir. O yapraklara tutunmaya, orada kendine hayat bulmaya çalışan böceklere hiç düşünmeden sıktığım organik ilacın böcekleri öldüreceğini ama bitkiye bir şey yapmayacağını, dolayısıyla o domatesler bir gün olur da yenecek kıvama gelirse afiyetle koparacağımı biliyorum çünkü. Böcekler, kendim için oluşturmaya çalıştığım yaşam alanım için ciddi bir tehdit olduğu için, mesela pazardan aldığım herhangi bir meyve - sebzede arada sırada denk geldiğim tırtıllara yaptığım gibi bir poşetin içine biraz yeşillikle falan birlikte koyup belki de yaşayabilir umuduyla çöpe atmıyorum. Direkt öldürüyorum.

Öte yandan o böcekler, en azından kendi algılayabildiğimiz evren içerisinde,  musallat oldukları bitkinin başka bir canlıya ait olabileceği gibi bir şeyi düşünmezler bile. Kafalarında, bitki de olsa başka bir canlıya zarar verdiklerine dair herhangi bir soru işareti yoktur. O bitkiden beslenmeyi düşünen başka canlıları doğrudan tehdit ediyor olabileceklerine dair de herhangi bir kaygıları yoktur.



O zaman insan merak ediyor tabii, birbirinin hakkını gasp etme bağlamında tamamen aynı reflekslerle hareket ediyor görüntüsü çizen iki varlık, böcekle insan arasında ne fark kalıyor. Bu arada domatesin fikrini hiç sormamış olmalarına girmiyorum bile.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...