Ana içeriğe atla

iyi, kötü, bencil

Mesela benim balkonda domates yetiştirmem bir bakıma büyük bir bencilliktir. O yapraklara tutunmaya, orada kendine hayat bulmaya çalışan böceklere hiç düşünmeden sıktığım organik ilacın böcekleri öldüreceğini ama bitkiye bir şey yapmayacağını, dolayısıyla o domatesler bir gün olur da yenecek kıvama gelirse afiyetle koparacağımı biliyorum çünkü. Böcekler, kendim için oluşturmaya çalıştığım yaşam alanım için ciddi bir tehdit olduğu için, mesela pazardan aldığım herhangi bir meyve - sebzede arada sırada denk geldiğim tırtıllara yaptığım gibi bir poşetin içine biraz yeşillikle falan birlikte koyup belki de yaşayabilir umuduyla çöpe atmıyorum. Direkt öldürüyorum.

Öte yandan o böcekler, en azından kendi algılayabildiğimiz evren içerisinde,  musallat oldukları bitkinin başka bir canlıya ait olabileceği gibi bir şeyi düşünmezler bile. Kafalarında, bitki de olsa başka bir canlıya zarar verdiklerine dair herhangi bir soru işareti yoktur. O bitkiden beslenmeyi düşünen başka canlıları doğrudan tehdit ediyor olabileceklerine dair de herhangi bir kaygıları yoktur.



O zaman insan merak ediyor tabii, birbirinin hakkını gasp etme bağlamında tamamen aynı reflekslerle hareket ediyor görüntüsü çizen iki varlık, böcekle insan arasında ne fark kalıyor. Bu arada domatesin fikrini hiç sormamış olmalarına girmiyorum bile.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...