Ana içeriğe atla

delikten içeri kaçan şort ipi

Kişinin, yapması gereken işleri kafasından ya da bir kağıda yazarak sıralamasına, bunlara belirli zaman aralıkları atamasına, hatta biraz daha ileri gidip ilk aşamada sıraladığı işlerden birinin bitmesi sonucu doğacak duruma bağlı olarak yapılması gerekecek yeni işleri de sıraya sokmasına plan; sıraladığı işlerin daha en başındakinin plana hiç uymayacak kadar çok zaman alması dolayısıyla her şeyin alt üst olmasına hayatın acı gerçeği denir.

Hayır, her Pazartesi rejime başlamaya karar verip her Cuma günü evrende kapladığı kütlesinin daha da artmış olduğunu fark etmek bunlardan biri sayılmaz. Tıpkı her seferinde büyük uğraşlarla çıkardığı şort ipinin biraz sonra aynı delikten içeri kaçması gibi, bu da olacağı önceden çok güçlü bir şekilde tahmin edilen bir durum karşısında gerçekçi önlem almama kategorisine giren bir durumdur ve benim şu Bayram günü işlerimi yetiştiremememle çok da yakından alakalı değildir.

Bu ikinci durum daha çok, sürekli olarak çeşitli aile yakınlarından aldığı harçlıklarla hayatını sürdürmeye çalışan bir zibidinin, yaşı artık ilerlemeye başladığında yapılan uyarılara kulak asmayıp aynı para akışının devam edeceği zannıyla saçma sapan bir hayat sürmeye devam etmesi ve en sonunda en yakınları olduğunu düşündüğü kişilerden bile ret cevabı alınca herkesin zaten kendisine karşı olduğunu, kimsenin onu sevmediğini falan söylemeye başlamasına benzemektedir ki, ona verilebilecek tek cevap "Sana zamanında demedik mi?" olabilir.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...