Ana içeriğe atla

berberden öğrendiğim iş modeli

Berberlerden çok şey öğrendim aslında. Örneğin ben yıllardır aynı fiyatlara iş yaparken 3 - 4 ayda bir zam yapan berberim bana çok şey kattı. Fiyatı bir değil, iki değil, zırt pırt yükseltip durursan müşteriyi kaçırırsın. Önemli bir tecrübe oldu benim için. Zaten biraz da uzaktaydı.

Yeni berberim de enteresandı. Fiyat konusu falan iyiydi de, geçenlerde bizim oğlan heves edip saçına yıldız yaptırmak istediğinde adamın mevzuya yaklaşımı, görmek isteyen gözler için ibretle doluydu. Şimdi, şu saça yıldız yapma falan bana da saçma geliyor. Benim berberden beklentim belli, kısa kessin yeter. Kısa derken, hem saçım kısa olacak, hem de kesme işleminin kendisi. Bir de kafama o mentollü şeyden döksün isterim. İlk denediğimde kafamı fena yakmıştı, bir "Ne oluyoruz?" demiştim ama sonradan insan pek müdavimi oluyor mentollü toniğin. Neyse yani, budur benim berberden beklentim. Öyle yıldız falan bana göre şeyler değil.
Fotoşok tekniğiyle temsili 
olarak çizilmiş yıldız

E ama oğlum beş yaşında. O yıldız falan tam ona göre işte. Çocuk da kuzeninden görmüş, heves etmiş. Biz de gittik berbere, yıldız istedik. Berberin cevabı ilginçti: "Ben onunla uğraşamam." Hayır yani, "Yapmasını bilmiyorum." de, "Güzel olmaz, yapamam." falan de, değil mi? Direkt "Ben onunla uğraşamam." demek, müşteriye "Sana bir yıldızına iki" demek gibi bir şey değil mi? Adam "uğraşamam" dedi resmen. Ha zaten, sonradan bizim bölgedeki hiçbir berber o işlere girmedi ki saçını tuhaf şekillere sokmanın moda sayıldığı bir dönem için garip geldi bana biraz.

Peki sonuç? Sonuç, Geleneksel Babalar Günü Kutlamaları kapsamında 60 tl'lik alışveriş yapana 7 tl'ye saç kesme makinesi veren marketten o saç kesme makinesi almam oldu. Zaten olayım belli, saçları kısacık seviyorum ben. Kendi saçımı kesmem ne kadar zor olabilir ki? Zaten muhtemelen kendim bile kesmem, hanıma veririm.

Yani ben ne öğrenmiş oldum? Müşteriye saçma sapan davranırsan müşteri kaçarmış. Yalnız o mentollü şeyden bulmak lazım bir yerlerden.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...