Ana içeriğe atla

otomatik kalemlerdeki büyük oyunu gören çevirmen

Sular idaresinin sayacı değiştirdiği günden itibaren suyu her açtığımızda duvarın içinden gelen inşaat seslerini saymazsak, içimdeki çalışma şevkini tatmin etmek maksadıyla sabah erkenden bilgisayar başıma geçtiğimde boğuşmak zorunda kaldığım yavaş internetten daha can sıkıcı bir şey varsa eğer, o da sabah oğlanı okula götürmek için evden çıktığımda caddenin orta yerinde gördüğüm bağırsakları arkadan iz yapan fare ölüsüdür herhalde.

Eve geldikten sonra, kafamdan atmakta zorlandığım görüntünün etkisinden bir nebze kurtulup da sabah kahvemi içince, kafamın biraz yerine gelmesiyle bazı taşlar yerine oturdu. Bu arada dikkatinizi çekmek isterim, vücudumda kafein birikmesini engellemek ve kahve içtiğimde hissetmeyi umduğum etkiyi layıkıyla hissetmek için bir gün kahve içiyorsam iki gün içmiyorum.

Otomatik kalemlerin ucu bitmeyeyazdığında, en sonda kullanılamayan ve atılması gereken bir parça kalıyor. Bu büyük israfın batının bize bir oyunu olduğundan şüphem yok. Herkesi batının bu oyununa karşı uyanık olmaya ve marketten aldığı kolaları dökmeye davet ediyorum. Alternatif olarak, isteyen kırtasiyeden aldığı sahte dolarları, ilkokul üçüncü sınıf seviyesini geçemeyen bir piyes eşliğinde yakabilir. Bu konuda bana fikir vererek zihnimi en az dört günlük moladan sonra kahve içmiş gibi açan aşağıdaki arkadaşa da sonsuz teşekkürlerimi sunarım.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...