Ana içeriğe atla

otomatik kalemlerdeki büyük oyunu gören çevirmen

Sular idaresinin sayacı değiştirdiği günden itibaren suyu her açtığımızda duvarın içinden gelen inşaat seslerini saymazsak, içimdeki çalışma şevkini tatmin etmek maksadıyla sabah erkenden bilgisayar başıma geçtiğimde boğuşmak zorunda kaldığım yavaş internetten daha can sıkıcı bir şey varsa eğer, o da sabah oğlanı okula götürmek için evden çıktığımda caddenin orta yerinde gördüğüm bağırsakları arkadan iz yapan fare ölüsüdür herhalde.

Eve geldikten sonra, kafamdan atmakta zorlandığım görüntünün etkisinden bir nebze kurtulup da sabah kahvemi içince, kafamın biraz yerine gelmesiyle bazı taşlar yerine oturdu. Bu arada dikkatinizi çekmek isterim, vücudumda kafein birikmesini engellemek ve kahve içtiğimde hissetmeyi umduğum etkiyi layıkıyla hissetmek için bir gün kahve içiyorsam iki gün içmiyorum.

Otomatik kalemlerin ucu bitmeyeyazdığında, en sonda kullanılamayan ve atılması gereken bir parça kalıyor. Bu büyük israfın batının bize bir oyunu olduğundan şüphem yok. Herkesi batının bu oyununa karşı uyanık olmaya ve marketten aldığı kolaları dökmeye davet ediyorum. Alternatif olarak, isteyen kırtasiyeden aldığı sahte dolarları, ilkokul üçüncü sınıf seviyesini geçemeyen bir piyes eşliğinde yakabilir. Bu konuda bana fikir vererek zihnimi en az dört günlük moladan sonra kahve içmiş gibi açan aşağıdaki arkadaşa da sonsuz teşekkürlerimi sunarım.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...