Bugünün şartlarından bakınca çağlar öncesinden kalmış gibi görünse de aslında çok da eskilere dayanmayan bir geçmişten gelen en büyük hayali hafta sonu ayaklarını uzatıp gazetesini okumak olan Bay Çevirmen, hızına yetişmekte zorlandığı teslim tarihleri dolayısıyla bu hayalinin asla gerçekleşemeyeceğini fark ettiğinde, gazetelerin toplumdaki işlevi çoktan değerini kaybetmişti bile. Öte yandan, değeri her ne kadar her geçen gün biraz daha düşer görünse de konvansiyonel kitap okuma faaliyeti halen geçerliliğini koruyan bir vakti güzel geçirme adeti olduğu için, hayalini bu yöne kaydırdı. Yapabileceğinden değil ya, hayal işte.
Bu arada bir parantez açıp gözden düşmeye başlayanın, insanların bilgi edinme ve kurgusal hikaye ihtiyaçlarını karşılama yöntemlerinin hızla değiştiği dijital çağın bir getirisi olarak konvansiyonel kitap okuma faaliyeti olduğunu, ve her ne kadar cehalete övgü günlerinde olsak da okuma faaliyetinin değerinin eskiden olduğu kadar yüksek olduğunu vurgulamamız gerekir.
Hatta teslim tarihine yetişme yarışı öyle bir hal almıştır ki, iki gündür sırf belirli bir yere telefon etmeyi unutmamak için çağrışım yapsın diye masasından kaldırmadığı o not defteri bile, işinden gücünden nefes alıp da o telefon görüşmesini yaptıramamıştır.
Bay Çevirmen bu bir saatlik elektrik kesintisini fırsata çevirmek istemiş, önce iki gündür etmeye fırsat bulamadığı o telefonu etmiştir. Sonra da, her insanın yaptığı gayet doğal bir şey olsa da ayrıntılarını vermenin hiçbir zaman hoş karşılanmadığı o insanın kendi kendisiyle başbaşa kalma anlarına sıkıştırmak zorunda kaldığı konvansiyonel kitap okuma faaliyetine geçiş yapmaya çalışmıştır. Tabii hesaba katmadığı şey, o hafta sonunu temizlik seferberliğine adayan Bay Çevirmenin Güzel Eşi'nin kendisine yardım etmesi talimatıdır. Zira Bay Çevirmen, kendisini bu tip temizlik seferberliğine karşı koruyucu kalkan olan asla yetişmeyen teslim tarihlerini bahane gösteremediğinde, güzel eşine paşa paşa yardım etmek durumundadır.
Neyse ki bir an önce elektrikler gelmiştir de Bay Çevirmen işine gücüne geri dönmüştür.
Bu arada bir parantez açıp gözden düşmeye başlayanın, insanların bilgi edinme ve kurgusal hikaye ihtiyaçlarını karşılama yöntemlerinin hızla değiştiği dijital çağın bir getirisi olarak konvansiyonel kitap okuma faaliyeti olduğunu, ve her ne kadar cehalete övgü günlerinde olsak da okuma faaliyetinin değerinin eskiden olduğu kadar yüksek olduğunu vurgulamamız gerekir.
Hatta teslim tarihine yetişme yarışı öyle bir hal almıştır ki, iki gündür sırf belirli bir yere telefon etmeyi unutmamak için çağrışım yapsın diye masasından kaldırmadığı o not defteri bile, işinden gücünden nefes alıp da o telefon görüşmesini yaptıramamıştır.
İşte bu sebeple, aniden ve sebepsizce gidiveren ve bir saatte yakındır da gelmeyen elektrikler Bay Çevirmen tarafından hoş karşılanmıştır. Tabii bunda, artık bir masaüstü sistemde değil, elektriksiz ortamda güvenebileceği bir bataryası bulunan bir masa üstüne yerleştirilmiş dizüstü sistemde çalışıyor olmasının da payı vardır. Zira eski günlerde olsa ve o elektrik kesintisi bütün sistemi hiçbir uyarı olmaksızın aniden kapatıverecek olsa, şüphesiz ki sinirden küfür etmedik insan evladı bırakmayacaktır.
Bay Çevirmen bu bir saatlik elektrik kesintisini fırsata çevirmek istemiş, önce iki gündür etmeye fırsat bulamadığı o telefonu etmiştir. Sonra da, her insanın yaptığı gayet doğal bir şey olsa da ayrıntılarını vermenin hiçbir zaman hoş karşılanmadığı o insanın kendi kendisiyle başbaşa kalma anlarına sıkıştırmak zorunda kaldığı konvansiyonel kitap okuma faaliyetine geçiş yapmaya çalışmıştır. Tabii hesaba katmadığı şey, o hafta sonunu temizlik seferberliğine adayan Bay Çevirmenin Güzel Eşi'nin kendisine yardım etmesi talimatıdır. Zira Bay Çevirmen, kendisini bu tip temizlik seferberliğine karşı koruyucu kalkan olan asla yetişmeyen teslim tarihlerini bahane gösteremediğinde, güzel eşine paşa paşa yardım etmek durumundadır.
Neyse ki bir an önce elektrikler gelmiştir de Bay Çevirmen işine gücüne geri dönmüştür.
Yorumlar
Yorum Gönder