Ana içeriğe atla

park yeri sorunu üzerine derin olmayan düşünceler

Öncelikle fırına giderken arabasının lastiğini değiştirmekte olup da ben fırından dönerken işini çoktan bitirmiş, bir de üstüne sigarasını yakmış adamın hakkını vermek gerekirse, ben aynı süre zarfında daha krikonun nasıl çalıştığını bile keşfedememiş olurdum; o da tabii krikoyu bagajda bulabilmişsem.

Gerçi burada sorulması gereken asıl soru, Karatay'ın söylediklerine hak vermiş biri olarak neden fırına gittiğimdir ki en kestirme cevabı evde misafir olması olsa da, bunun, hanımın evde sağlıklı ekmek yapma hevesiyle başlayan ve akabinde kontrolü kaybetmeme sebep olan ekmek yemeğe başlama süreciyle ilgili olduğunu itiraf etmek durumundayım. Halbuki bugün biliyoruz ki unlu mamüller bizim dostumuz değildir ve de daha önemlisi bir kereden bir şey olur.

İşte tam da bu noktada, düşünmeden edemedim. Hadi cep telefonunu arabada unutup durmak neyse de, arabayı gece gece hangi ara sokağa park ettiğimi (çok kısa bir anlığına da olsa) unutmak nedir? Herhalde daha çok yumurta yemem için bir işarettir, zira yumurtada hafızaya iyi gelen bir şeyler varmış.

Gece belirli bir saatten sonra asla bulunamayan park yeri sorunun, insanlar belirli bir saatten,  özellikle de sıkışık trafikten kaçınmak için bilhassa yollara düşecekleri saatlerde dışarı çıkmalara, gezmelere gitmesini engellemek için kasten çözülmediğini iddia etmekse tabii ki geçerliliği olmayan bir komplo teorisidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...