Ana içeriğe atla

kaplumbağanın intikamı

İçimdeki yaşlı adam az şekerli bol köpüklü Türk kahvesinden bir yudum höpürdettikten sonra fincanını ağır ağır yerine bıraktı. Sonra, ağzındaki kahvenin hazzını yeteri kadar aldığı kanaatiyle yutkundu; ve bana olanlar hakkındaki kanaatini bildirdi: Bunların hepsi kaplumbağanın işi.

Tam da evdeki bilumum cep telefonu ve tableti genel alışkanlıklarımızın tersine geceden şarja bırakmayı unuttuğumuz o günün sabahında erkenden kalkıp, oğlan da henüz uyanmamışken içimdeki hemen işe güce sarılma aşkıyla bilgisayarımın başına geçtiğimde, banyoda elimi yüzümü yıkamamla -ve de tabii elimi yüzümü yıkamadan az evvel de ayrıntılarını herkese açık bir blogda vermenin nahoş kaçacağı birtakım kişisel faaliyetlerde bulunmamla- bilgisayarımın başına geçmem arasında geçen on saniyeden az süre içinde elektriklerin kesildiğini gördüm. Kesin olmamakla birlikte, evimiz yeteri kadar küçük olduğu için aradan geçen saniyenin beş saniye civarında olduğunu söylemek zihinlerinizde daha gerçekçi bir intiba uyandırabilir. Ancak şu da var ki, o elektrik kesintisi en az bir saat sürdü, ve o en az bir saatlik süre içerisinde bizim oğlan "Ben kahvaltıyı youtube seyretmeden yapmam." diye tutturdu.

Ben tabii, bir gün kahve içiyorsam iki gün vücudumu kafeinden uzak tuttuğum ve o gün de kahve günüm olmadığı için geceden hazırladığım limonlu ve zencefilli suyumu içiyordum. Bu karışımın içinde nanenin de olmamasının tek sebebi, buzdolabının içinde elime attığım poşetlerin ilk ikisinin içinden nane çıkmamış olmasıydı.

Çocuğu okula bırakıp tekrar eve geldikten sonra elektrikleri gelmiş ama interneti bir türlü gelememiş görmeseydim bütün bunların dünyayı asla ele geçiremeyeceğini söylediğim kaplumbağanın intikamı olduğuna yine de ihtimal vermezdim belki; ama bu kadar tesadüf gerçekten de çok fazlaydı. Gerçi sonradan, internet bağlantımızın günlerdir bu kadar yavaş olmasının ve akabinde bugün hiç olmamasının ardındaki sebebin Fabebook'ta arkadaşlarından geldiğini düşündüğü mesajlardaki linklere tıklayıp tıklayıp "Ben bir şey yapmadım ki." diyen  peder bey olması ihtimali daha bir ağır basmış olsa da, içimdeki yaşlı adam beni, o linki gönderenin de kaplumbağa olabileceği konusunda ikna etti. 

Tabii ben de bu durumda boş durmadım ve önlem olarak, ben diyeyim geçen sene siz deyin ondan önceki sene bir Babalar Günü vasıtasıyla aldığım azıcık dandirik saç kesme makinesiyle saçlarımı yine sıfır yaptım. Daha doğrusu, hanıma söyledim o yaptı. Böylece kaplumbağanın bu hin oyununu ailecek boşa çıkartmış olduk. Dünya hâlâ kaplumbağaların değil. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...