Ana içeriğe atla

cep telefonunu mütemadiyen arabada unutan çevirmen

Tamam, hadi kabullendik, o cep telefonu on seferin sekiz seferinde, hadi bilemedin yedi seferinde o arabada unutuluyor ve telefon lazım olup da akla geldiğinde bin bir küfürle aşağı iniliyor eyvallah da, arabadan cep telefonunu almaya giderken arabanın anahtarını evde unutmak eyim kafasını yaşamaktır sayın çevirmen? İşse iş, yoğunluksa yoğunluk, hastalıksa hastalık, daha mühimi de o merdivenleri in - çık sağlıksa sağlık, iyi, peki, güzel, harikulade ve da hatta fevkaladenin fevkinde de, fazla yumurta yemek erkeklerde prostata sebep olabiliyormuş, onu ne yapacağız? Netekim, bakın burası çok mühim, asetilkolin diye çok önemli bir nörotransmitter bir  şey varmış, hafızaya falan çok faydası varmış ve de üstelik bunun yapıtaşı olan kolin en çok yumurtada varmış. Yani ya o cep telefonunu almak için o merdivenleri habire inip çıkacağız ya da prostat olacağız gibi bir sonuç çıkıyor. Ha tabii brüksel lahanasında da bol bol varmış, isteyen yiyebilir, isteyen de brokoli yiyebilir çünkü onda da çok varmış, ama ben bu aralar daha çok çiğ ıspanak yemeyi tercih ediyorum çünkü öylesinin gerçekten de Temel Reis etkisi yapması daha olasıymış diye okumuştum bir yerde.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...