Ana içeriğe atla

31 kasım diş ağrısı

Kasım ayının bazı yıllarda 31 gün olduğunu ama coğrafya dersi almadığı için nasıl hesaplandığını bilmediğini iddia eden ergen zırvası kadar can sıkıcı başka bir şey varsa, o da daha iyi olmak ümidiyle gittiği dişçiden daha fazla diş ağrısıyla dönmek olsa gerek. Yine de, yolculuk otobüse nazaran daha kısa ve daha konforlu olsun diye sarı dolmuşa binmek için sıraya girip de o soğukta abartısız 1 saat beklemek kadar can sıkıcı bir durum sayılmaz bence. Hayır yani, bir de "Böyle bir şeyi nasıl bilmezsin? Sen üniversite sınavına hazırlanıyorsun." dediğimde, bunu deme sebebimin olsa olsa kendi ergen arkadaşları gibi açığını aramam olabileceğini zannetmeseydi yine diş ağrısını tercih ederdim. Öte yandan, aynı hattaki sarı dolmuşa son bindiğimde cüzdanımı düşürmüş olduğumdan, bu korkunç anıyı silmek için o hattı yine kullanmak zorundaydım. Neyse ki dolmuşun şoförü vicdanlı adammış da kimliğime baktıktan sonra belki bana ulaşabilirler diye Beyaz Masaya gitmiş. Onlar da sağ olsun, TC no'ma bakıp cep telefonumu aradıklarında ben artık bulamayacağıma dair bütün ümitlerimi kaybetmiş olsam da cüzdanı bulmak için evin içindeki üçüncü turumu atıyordum. Çünkü hep derim, bazen bir domates suyu bir domates suyu değildir diye. Yok yani, zaten içinde üç - beş kuruş vardı, o mühim değil de, kimlik, ehliyet, banka kartları falan, onlar sıkıntıydı. Üstüne bir de, "ben senin ergen arkadaşlarından biri değilim." dediğim için kabahatli ben oldum, iyi mi? Ha tabii, ben de öküzlük etmedim, teşekkür etmek maksatlı adama iki paket sigara ve bir de maden suyu aldım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...