Yeni nesil finans tavsiyecilerinden sıklıkla duyabileceğiniz "İnsan belli bir yere kadar tasarruf edebilir; ama kazanabileceğiniz paranın sınırı yoktur." minvalindeki sözlerin kulakta bıraktığı tını her ne kadar cezbedici olsa da, sonu karpal tünel sendromuna çıkan işinizi bırakıp ışığa atlayan sinekler gibi girişimcilik trenine binmeden önce, bulunduğumuz topraklardaki en sık karşılaşılan başarı hikayelerinin dönerci, kebapçı, kokoreççi, midyeci, hadi hiçbiri olmadı, tostçu ekseninde dolandığına dikkat ederseniz, evdeki bulgurdan da olma ihtimaliniz azalacaktır. Ve de girişimcilik treninin hiç de öyle allanıp pullandığı gibi bir şey olmadığını fark edip de tasarrufçuluk treninde kalmaya devam etmek gibi isabetli bir karar verecek olursanız, filtre kahvenin 1 kilosunun 100 TL'yle yaptığı yarışı yarım baş farkla kazandığını gördüğümüz şu günlerde kahveden uzak durmak akla daha da yatkın bir tercih olacaktır.
Hazır kahvelerin sağlık sebeplerinden dolayı uzak durulası bir şey olduğunu ben değil, uzmanlar dile getiriyor zaten.
Ve ayrıca, Aralık ayının ortasını dahi geçmiş olmamıza rağmen gösterdiği hayatta kalma direnciyle saygınızı kazansa da, gecenin ikisinde başka ışık kaynağı olmadığı için bilgisayar ekranınızın önünden gitmek istemeyen o küçük sineği kovayım derken eliniz kahve fincanına takılabilir, kahve fincanı devrilebilir ve içindeki kahve bilgisayarınızın üzerine dökülebilir.
Ama neyse ki ben su içiyordum.
Hazır kahvelerin sağlık sebeplerinden dolayı uzak durulası bir şey olduğunu ben değil, uzmanlar dile getiriyor zaten.
Ve ayrıca, Aralık ayının ortasını dahi geçmiş olmamıza rağmen gösterdiği hayatta kalma direnciyle saygınızı kazansa da, gecenin ikisinde başka ışık kaynağı olmadığı için bilgisayar ekranınızın önünden gitmek istemeyen o küçük sineği kovayım derken eliniz kahve fincanına takılabilir, kahve fincanı devrilebilir ve içindeki kahve bilgisayarınızın üzerine dökülebilir.
Ama neyse ki ben su içiyordum.

Yorumlar
Yorum Gönder