Bu aralar bu konu biraz daha fazla dikkatimi çektiği için gerçekten algıda seçicilik yapıyor olabilirim ama kahraman olmaya gidip de isimsiz bir ceset olan yeşil çizmeli adam özel bir arama bile yapmadan internette karşıma çıkınca bundan bahsetmezlik edemedim.
Her ne kadar Everest, artık her önüne gelenin tırmandığı bir kamp yeri imajına bürünse de aslında hâlâ ilk günkü kadar gaddar. Macera için, adrenalin tutkusu için, kahraman olmak için, bir şeyleri başarmış olmanın verdiği hazzı tatmak için, ya da akla geldik - gelmedik herhangi bir sebep için bu dağa tırmanmak isteyenler sandıkları kadar hazır değilse ölüyor. Everest affetmiyor. Bazen, 1996 yılından beri orada yatan yeşil çizmeli adam gibi, kim olduğunuz bile tespit edilemeyebiliyor.
Yeşil çizmeli adamın münferit bir olay olmadığını, Everest'te bir kısmının kimliği belirsiz 150'den fazla ceset olduğunu, ve dağın kendine özel zor şartları yüzünden bunların kaldırılamadığını veya gömülemediğini de belirtmeliyim.
İnsanların macera yaşamasına, adrenalin tutkularını gidermeye çalışmasına karşı değilim. Gerçi, benim karşı olup olmamam tabii ki kimsenin umurumda olmayacak, tabii ki insanlar yaptıkları şeyleri yapmaya devam edecekler, ama insanların böyle bir şeye gerçekten hazır olup olmadıklarını sınamadan, kendilerini iyice tartmadan maceraya atılmalarına karşıyım.
İyi hesaplanmamış bir hareket illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değil. Ancak, sadece macera sporları için değil, hayatın her alanında, herhangi bir adımı atarken hem o adımı hem de sonrasında olacakları iyi planlamazsak, çoğu kez nahoş sonuçlarla karşılaşacağımızı, bu sonuçlarla belki yıllar boyunca, hatta belki ömrümüz boyunca uğraşmak zorunda kalacağımızı bilmemiz gerekir.
Yeşil çizmeli adamla ilgili daha fazla bilgiyi şu wikipedia sayfasından okuyabilirsiniz.
Her ne kadar Everest, artık her önüne gelenin tırmandığı bir kamp yeri imajına bürünse de aslında hâlâ ilk günkü kadar gaddar. Macera için, adrenalin tutkusu için, kahraman olmak için, bir şeyleri başarmış olmanın verdiği hazzı tatmak için, ya da akla geldik - gelmedik herhangi bir sebep için bu dağa tırmanmak isteyenler sandıkları kadar hazır değilse ölüyor. Everest affetmiyor. Bazen, 1996 yılından beri orada yatan yeşil çizmeli adam gibi, kim olduğunuz bile tespit edilemeyebiliyor.
Yeşil çizmeli adamın münferit bir olay olmadığını, Everest'te bir kısmının kimliği belirsiz 150'den fazla ceset olduğunu, ve dağın kendine özel zor şartları yüzünden bunların kaldırılamadığını veya gömülemediğini de belirtmeliyim.
İnsanların macera yaşamasına, adrenalin tutkularını gidermeye çalışmasına karşı değilim. Gerçi, benim karşı olup olmamam tabii ki kimsenin umurumda olmayacak, tabii ki insanlar yaptıkları şeyleri yapmaya devam edecekler, ama insanların böyle bir şeye gerçekten hazır olup olmadıklarını sınamadan, kendilerini iyice tartmadan maceraya atılmalarına karşıyım.
İyi hesaplanmamış bir hareket illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değil. Ancak, sadece macera sporları için değil, hayatın her alanında, herhangi bir adımı atarken hem o adımı hem de sonrasında olacakları iyi planlamazsak, çoğu kez nahoş sonuçlarla karşılaşacağımızı, bu sonuçlarla belki yıllar boyunca, hatta belki ömrümüz boyunca uğraşmak zorunda kalacağımızı bilmemiz gerekir.
Yeşil çizmeli adamla ilgili daha fazla bilgiyi şu wikipedia sayfasından okuyabilirsiniz.

Yorumlar
Yorum Gönder