Her ne kadar, insanın sabah kalkıp da tartıda gördüğü sayının önceki gün aşağı yukarı aynı saatlerde, aynı tartıda, aynı ayaklar arasında gördüğü sayıdan biraz daha yukarıda olduğunu gözlemlemesi sonucu hissedilen can sıkıntısıyla boy ölçüşemese de; yaşına, gittiği okul(lar)a, aldığı varsayılan eğitime rağmen kendisinden beklenilmeyecek kadar saçma sapan bir iddiada bulunup da, iddiasının ne kadar saçma olduğu söylendiğinde bunun tek sebebinin olsa olsa kendisine karşı duyulan bir garez olabileceğini zanneden ergen tribi son derece can sıkıcı olabilir.
Çünkü dikkat buyurunuz, ilk mesele mahiyeti itibariyle, daha önceden ampirik sonuçlarla erişilebileceği ispatlanmış, dolayısıyla en azından teoride tekrar elde edilebilecek durumdaki bir kontrol problemidir. Oysa ikinci durum, daha iki dakika önce ortada hiçbir şey yokken muhtemelen aşırı hormon salgısı ve tam oturmamış zihinsel melekelerin birleşimiyle meydana gelmiş hadsizce bir salon dramasıdır.
Hadsizlik demişken, tabii hiçbir şey alt kat komşunuzun iki gün arayla saat 10.30'da kapınızı çalıp "Çok sandalye çekiyorsunuz. Evde terlikle çok yürüyorsunuz." gibi içinde insan evladının yaşadığı bir evde çıkması son derece normal sesleri bahane ederek çok gürültü çıkardığınızı söyleyip, ardından lafı apartman kültürüne getirecek kadar kendini bilmez olmasıyla boy ölçüşemez. Ki bu arada lafın arasında bir yerlerde konuyla hiçbir alakası olmaması gerekirken, "Benim küçüğümsün" diyerek ergen atarına geçiş yapan adama o kıvır kıvır ve siyah saçlarıyla benim beyazlamış sakalımı kıyaslayıp da nasıl böyle bir sonuca vardığını sormamışsam, sebebi sadece büyüklüğüm değil, böylesine bir aptallığa verilecek cevabı gereksiz görmemdir.
Öyleyse eskilerden gelsin. Levent Yüksel sizin için söylüyor. Zalim.
Çünkü dikkat buyurunuz, ilk mesele mahiyeti itibariyle, daha önceden ampirik sonuçlarla erişilebileceği ispatlanmış, dolayısıyla en azından teoride tekrar elde edilebilecek durumdaki bir kontrol problemidir. Oysa ikinci durum, daha iki dakika önce ortada hiçbir şey yokken muhtemelen aşırı hormon salgısı ve tam oturmamış zihinsel melekelerin birleşimiyle meydana gelmiş hadsizce bir salon dramasıdır.
Hadsizlik demişken, tabii hiçbir şey alt kat komşunuzun iki gün arayla saat 10.30'da kapınızı çalıp "Çok sandalye çekiyorsunuz. Evde terlikle çok yürüyorsunuz." gibi içinde insan evladının yaşadığı bir evde çıkması son derece normal sesleri bahane ederek çok gürültü çıkardığınızı söyleyip, ardından lafı apartman kültürüne getirecek kadar kendini bilmez olmasıyla boy ölçüşemez. Ki bu arada lafın arasında bir yerlerde konuyla hiçbir alakası olmaması gerekirken, "Benim küçüğümsün" diyerek ergen atarına geçiş yapan adama o kıvır kıvır ve siyah saçlarıyla benim beyazlamış sakalımı kıyaslayıp da nasıl böyle bir sonuca vardığını sormamışsam, sebebi sadece büyüklüğüm değil, böylesine bir aptallığa verilecek cevabı gereksiz görmemdir.
Öyleyse eskilerden gelsin. Levent Yüksel sizin için söylüyor. Zalim.
Yorumlar
Yorum Gönder