Ana içeriğe atla

kahve suyu

Sevgili Blog,

Doktorum aynı gün birden fazla blog yazısı yazmamın ve göndermemin bir sakıncası olmadığını söyledi. Hatta çok istiyorsam üç tane, dört tane, beş tane, tane tane bile gönderebilirmişim. Ucu açık. Sağlığıma asıl zararlı olan uyumam gereken saatlerde ayakta olmam, yetiştirmiş olmam gereken işleri yetiştirememiş olmammış. Ve bir de, en çok domates suyu sevdiğime dair söylentileri kim çıkardı bilmiyorum ama bu doğru değil. Domates suyunu severim ama kahveye duyduğum sevginin yanında lafı bile edilemez - ve hah işte, o çok sevdiğim kahvenin fazlası da zarar. O yüzden limonlu su içiyorum ya; daha fazla uykum kaçmasın diye. İşler de bitmedi tabii.


Sevgili blog, blog kelimesinin İngilizce "web-log"dan geldiğini biliyor muydun? Eskiden, şöyle bir 10 sene önce falan, blog lafını nasıl çevireceğimi bilemezdim. Çok yaygın değildi çünkü. Neyse ki, yabancı bir kelimeyi dilimize aktarma konusunda, katıksız yabancı hayranlığı dışında hiçbir ön şartı olmayan medya imdadıma yetişti de, blog lafımı hızlıca dolaşıma soktu.

Yine herhangi bir şeyin resmini çekip sonra bilgisayara aktarıp sonra bloga yüklemeye üşendiğim için, görsel eksikliğini Rome Must Die'dan ölümsüz bir sahneyle bitireyim:




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...