Ana içeriğe atla

Kayyu'nun Babası

Adamın ne iş yaptığı belli değil
Hani böyle gece çok uykun gelir, "Başlarım işine gücüne." deyip bilgisayarı kapatır, sonra yatağa gidersin ve birdenbire uykun açılır ya; hah işte, Kayyu'nun babasına da o kadar uyuz oluyorum Sevgili Blog. Bu adam ne iş yapıyor Allah aşkına? Bütün gün evde, ufak tefek işlerle uğraşıyor. Bir gün de, eve para getiren gerçek bir iş yaptığını görmedim. Tamam, ben de bütün gün evdeyim ama ben sürekli iş yapıyorum. Bizim oğlan rahatsız etmesin diye kapıyı bile kapatmak zorunda kalıyoruz. Üstelik, masam pencere kenarında olduğu için oturduğum yerde şapır şapır terliyorum. Ancak tabii hiçbir şey, bizim mahalledeki ve genel olarak bütün mahallelerdeki inşaatçılara uyuz olduğum kadar uyuz edemez beni. İnşaat bu ülkenin şımarık sektörü olmuş resmen. Bütün ekonomiyi rant üzerine kurarsan başka türlüsü olmaz tabii. Hayır tamam, çıkardıkları gürültüyü geçtim, gecenin bir köründe beton atmalarını da geçtim, hadi diyelim bunlar işin fıtratında var, artık ne yapıyorlarsa, 10 - 15 saniyeliğine bütün mahallenin elektriğini kesmek ne lan? "10 - 15 saniyeden bir şey olmaz." diye düşünüyorlar herhalde. Ama oluyor tabii haliyle. Neyse, Allah'tan limonlu su diye bir şey var. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...