Ana içeriğe atla

kalemtıraş

Geçenlerde bizim Hasan'la yine oturmuş laflıyoruz, hayır şimdi anlamıyorum, kendini Osmanlı torunu olarak ifade etmeyi seviyorsun da, Osmanlı'dan önceki nereden baksan en az 2000 yıllık tarihin ne olacak, hadi onu da geçtim biz bu Balkanlar'ı nasıl vermişiz onu hiç merak ettin mi acaba? Hangisi olacak, Ulubatlı Hasan tabii. Şimdi bak arkadaşım dedim ona, sen bu Ömer Seyfettin'i ilkokulda zorla okuduğun için pek sevmemiş olabilirsin ama Bulgar komitacılarla PKK ne kadar da birbirine benziyor değil mi? Hele Taşnaklar? Yok canım, bizim ecdadımızın kırk yılı at sırtında geçti ama bizim Hasan'ın aslında olmadığına dair söylentiler de yok değil ki onu bile gavurun kitaplarından almışız ve hiç mi fark etmedin bilmiyorum ama bizim hepsine Frenk dememiz gibi onlar da hepimize Hasan diyordu. Ben gittim gördüm, Ulubat diye bir yer var, gölü bile var, denizcilere de Levend diyordu bunlar. Barbaros büyük denizciydi bak, ona bir şey demiyorum ama onun da konumuzla alakası yok. Bir de bak, ben söyleyince inanmayacaksın belki ama Sezar diye biri yok hacı. Sezar dediğin bir unvan. Bildiğin imparator. Kayzer var mesela, aynı kelimeden geliyor. Bak yine inanmayacaksın biliyorum ama Fatih kendisine Kayzer diyordu.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...