Sevgili Hayri,
Bazen işler üst üste gelir, hangisini yapacağını şaşırırsın, hangisinden başlasan öteki gecikecek diye dertlenirsin, bir tuhaf olursun, içinden hay anunaykum diye haykırıp her şeyi bir kenara atmak, sakin bir sahil kasabasına yerleşmek gelir ya, işte berber koltuğuna oturduğum zaman da aynen o şekilde hissediyorum sevgili dostum. Bir süre sonra o koltuk bana dar geliyor. Kaçmak istiyorum.
Ama öte yandan, seni bir sivrisinek gibi rahatsız eden dandik çevirili kitap okurken hissettiğin o sıkıntı var ya, işte bir ay berbere gitmeyince saçlarım bana o aynı sıkıntıyı veriyor. "Sanki çok saçın varmış gibi neyin artizliğini yapıyorsun olm sen." dediğini duyar gibi oluyorum, sevgili dostum Hayri. Ama inan bana doğru söylüyorum. İşin görüntüsünde değilim ki görüntü de pek hoş değil, o ayrı ama resmen batıyor, rahatsız ediyor hafifçe uzamış saçlar beni. Gençliğimde nasıl uzatmışım ben bu saçları bilmiyorum.
İşte bu iki olgu çatışınca, ben de bu sabah işlere başlamadan önce berbere gideyim de sıra falan beklemeden hızlıca tıraşımı olup çıkayım dedim. Peki ne oldu dersin sevgili Hayri? Meğerse bizim berber tükkanı sabahtan açmıyormuş. Nasıl olsa kimse gelmez diye mi, yoksa bildiğimiz tembel adam olduğundan mı bilmem, ama açmamış işte adam tükkanı.
Bazen işler üst üste gelir, hangisini yapacağını şaşırırsın, hangisinden başlasan öteki gecikecek diye dertlenirsin, bir tuhaf olursun, içinden hay anunaykum diye haykırıp her şeyi bir kenara atmak, sakin bir sahil kasabasına yerleşmek gelir ya, işte berber koltuğuna oturduğum zaman da aynen o şekilde hissediyorum sevgili dostum. Bir süre sonra o koltuk bana dar geliyor. Kaçmak istiyorum.
Ama öte yandan, seni bir sivrisinek gibi rahatsız eden dandik çevirili kitap okurken hissettiğin o sıkıntı var ya, işte bir ay berbere gitmeyince saçlarım bana o aynı sıkıntıyı veriyor. "Sanki çok saçın varmış gibi neyin artizliğini yapıyorsun olm sen." dediğini duyar gibi oluyorum, sevgili dostum Hayri. Ama inan bana doğru söylüyorum. İşin görüntüsünde değilim ki görüntü de pek hoş değil, o ayrı ama resmen batıyor, rahatsız ediyor hafifçe uzamış saçlar beni. Gençliğimde nasıl uzatmışım ben bu saçları bilmiyorum.
İşte bu iki olgu çatışınca, ben de bu sabah işlere başlamadan önce berbere gideyim de sıra falan beklemeden hızlıca tıraşımı olup çıkayım dedim. Peki ne oldu dersin sevgili Hayri? Meğerse bizim berber tükkanı sabahtan açmıyormuş. Nasıl olsa kimse gelmez diye mi, yoksa bildiğimiz tembel adam olduğundan mı bilmem, ama açmamış işte adam tükkanı.
Yorumlar
Yorum Gönder