Ana içeriğe atla

damacana kapağıyla kavga eden adam

Saatler saatleri kovalarken bir de bakmışsın uyumayı unutan adamın babası da o üzümleri inadına yıkayıp yıkayıp dolaba koyuyor ki kapağı açtığında lönk diye karşına çıkıversin. Şeker deposu onların hepsi. Demokrasi dediğimiz şey aslında bakacak olursak, yani bir açıdan öyle de değerlendirilebilir diye düşünüyorum. Yedim tabii koca bir salkımı, o da dolapta durmasaydı. Ama bak börek yemedim. İşte böyle, yediğin haltların eleştirisini yapıp sonra aynı haltları yemeye devam etmektir demokrasi de. Ama kendi kendime yasak koyar, "Hem üzümü yiyip hem bağıcıyı şeyedenlerden hesap soracağız diyenlerden hesap soracağız." dersen o zaman yandaş olursun. Savunduğunu zannettiğin ama sırf çıkarların için yalakalık ettiğin yasakçı da diktatör olur. Ne o diktatör olduğunu kabul eder, ne de Gülhane Parkı'ndaki ceviz ağacı aslında polis olduğunu.






Ha ayrıca, üç saniyelik videoyu adam gibi kaydedip göndermekten bile aciz siktiriboktan telefon üreticilerine kızıp hırsını bir türlü açılamayan damacana kapağından çıkarmak için kırav maga öğrenmek isteyenler varsa buraya tıklasın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...