Ana içeriğe atla

damacana kapağıyla kavga eden adam

Saatler saatleri kovalarken bir de bakmışsın uyumayı unutan adamın babası da o üzümleri inadına yıkayıp yıkayıp dolaba koyuyor ki kapağı açtığında lönk diye karşına çıkıversin. Şeker deposu onların hepsi. Demokrasi dediğimiz şey aslında bakacak olursak, yani bir açıdan öyle de değerlendirilebilir diye düşünüyorum. Yedim tabii koca bir salkımı, o da dolapta durmasaydı. Ama bak börek yemedim. İşte böyle, yediğin haltların eleştirisini yapıp sonra aynı haltları yemeye devam etmektir demokrasi de. Ama kendi kendime yasak koyar, "Hem üzümü yiyip hem bağıcıyı şeyedenlerden hesap soracağız diyenlerden hesap soracağız." dersen o zaman yandaş olursun. Savunduğunu zannettiğin ama sırf çıkarların için yalakalık ettiğin yasakçı da diktatör olur. Ne o diktatör olduğunu kabul eder, ne de Gülhane Parkı'ndaki ceviz ağacı aslında polis olduğunu.






Ha ayrıca, üç saniyelik videoyu adam gibi kaydedip göndermekten bile aciz siktiriboktan telefon üreticilerine kızıp hırsını bir türlü açılamayan damacana kapağından çıkarmak için kırav maga öğrenmek isteyenler varsa buraya tıklasın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...