Hani eskiden vardı ya çevirmeli telefonlar, artık sadece filmlerde ve eskicilerde, bir de evinde eski eşya tutmayı seven yaşlı akrabalarınız varsa onların evinde falan görebilir olduk, işte onlarla bir yer aramayı denedin mi son zamanlarda?
Son zamanlarda olmasa da, o telefonların son zamanlarında kullandım ben onları. Onlarca yıl boyunca toplumu şekillendiren, büyük bir yenilik olarak görülen bu alet çok yavaş geliyordu artık bana. Dit dit dit düğmeye basmaya alışmış bünyeler için o tırrr tırrr çevirmeler bitmek bilmiyordu hiç.
Sürat felakettir ve hiçbir şekilde önermiyorum tabii ama, şahsi binek arabanla şehirlerarası yolculuk ederken gaza abanıp abanıp da radar işaretini görünce hız limitine düştüğün oldu mu hiç? Aslında yine de çok hızlı gidiyor olmana rağmen araba sanki kağnı hızında ilerliyormuş gibi geldi mi sana da?
İşte bütün bunlarla, ikinci dilim pizzayı görünce diyetinden vazgeçen obur insan arasındaki ortak nokta, kanaatimce, hepsinin de beyninin ardında aynı motor olmasıdır diye düşünüyorum ben. İnsanoğlu bir şeyleri çabucak elde etmeyi isteyecek şekilde yaratılmıştır, ya da ne bileyim, belki de öleceğini bilmesi, zamanın değerli olduğunun farkında olması böyle bir huy geliştirmesine sebep olmuştur. Sonuçta, insan kendisine sıkıcı gelen şeyi yapmak istemez; sonradan kötü yan etkileri olacağını bildiği durumlarda bile anında alabileceği hazzı, gelecekte elde edip etmeyeceğini bilmediği potansiyel bir faydaya tercih eder. Ayağını gazdan çekince saatte 110 km hızla gitse bile beyni ona "Manyak mısın, ne yapıyorsun? Bas şu gaza da işimize gücümüze bakalım." der. Yolun iki dakika uzamasına katlanamaz. İkinci dilim pizzayı gördüğünde yememesi gerektiği bilse bile "Lan oğlum manyak mısın, hanım yaptı bunu. Ev yapımı mis gibi pizza. Göm bir dilim daha." der. Ertesi güne yetişmesi gereken çok önemli bir işi ve akşama gitmesi gereken bir misafirliği olsa bile, o işi yapmak yerine blog yazar, falan filan.
Son zamanlarda olmasa da, o telefonların son zamanlarında kullandım ben onları. Onlarca yıl boyunca toplumu şekillendiren, büyük bir yenilik olarak görülen bu alet çok yavaş geliyordu artık bana. Dit dit dit düğmeye basmaya alışmış bünyeler için o tırrr tırrr çevirmeler bitmek bilmiyordu hiç.
Sürat felakettir ve hiçbir şekilde önermiyorum tabii ama, şahsi binek arabanla şehirlerarası yolculuk ederken gaza abanıp abanıp da radar işaretini görünce hız limitine düştüğün oldu mu hiç? Aslında yine de çok hızlı gidiyor olmana rağmen araba sanki kağnı hızında ilerliyormuş gibi geldi mi sana da?
İşte bütün bunlarla, ikinci dilim pizzayı görünce diyetinden vazgeçen obur insan arasındaki ortak nokta, kanaatimce, hepsinin de beyninin ardında aynı motor olmasıdır diye düşünüyorum ben. İnsanoğlu bir şeyleri çabucak elde etmeyi isteyecek şekilde yaratılmıştır, ya da ne bileyim, belki de öleceğini bilmesi, zamanın değerli olduğunun farkında olması böyle bir huy geliştirmesine sebep olmuştur. Sonuçta, insan kendisine sıkıcı gelen şeyi yapmak istemez; sonradan kötü yan etkileri olacağını bildiği durumlarda bile anında alabileceği hazzı, gelecekte elde edip etmeyeceğini bilmediği potansiyel bir faydaya tercih eder. Ayağını gazdan çekince saatte 110 km hızla gitse bile beyni ona "Manyak mısın, ne yapıyorsun? Bas şu gaza da işimize gücümüze bakalım." der. Yolun iki dakika uzamasına katlanamaz. İkinci dilim pizzayı gördüğünde yememesi gerektiği bilse bile "Lan oğlum manyak mısın, hanım yaptı bunu. Ev yapımı mis gibi pizza. Göm bir dilim daha." der. Ertesi güne yetişmesi gereken çok önemli bir işi ve akşama gitmesi gereken bir misafirliği olsa bile, o işi yapmak yerine blog yazar, falan filan.
Yorumlar
Yorum Gönder