Ana içeriğe atla

sevgililer gününde masraftan kaçınmayarak çekirdeğin pahalısını alan çevirmen

Her şeyin başı iletişim tabii. İnsanlar birbirini doğru anlamalı, işi veren kişinin tam olarak ne istediği konusunda varsayımda bulunmak yerine adam akıllı öğrenmeli ki alakasız bir şeye zaman harcadığını öğrenmeden önce o alakasız şeyde yolda yarılamamış olsun. Malum çiçekler de pahalı, hazır internet sağlayıcım da Tivibu'yu bana satamayınca mevcut kampanyama katmaya karar vermişken, on küsur yıllık geleneği bozup eve televizyon mu alsam? Aslında bazen düşünmüyor da değilim hani, çünkü benim de arada sırada haberleri falan açıp ülkede her şeyin ne kadar da iyi gittiğini bilmeye ihtiyacım oluyor.

O yüzden ben de ne yaptım, markete gittiğimde çekirdek almayı unuttum. Ama alsaydım en pahalısından alacaktım.



Ve ayrıca önemli not: televizyon almak yatırım tavsiyesi değildir. Ayrıca tivibu paketini bedava verip vermeyeceklerinden çok emin değilim, nasıl olsa beni ilgilendiren bir konu olmadığı için yanlış anlamış olabilirim. Ne demişler, iletişim şart.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...