Ana içeriğe atla

tarçın

Bir işi, ya yapılması gerektiğini kabul ettiğin için ya da belki böyle bir gereklilik olmasa bile senin için daha iyi olacağını düşündüğün için yapmaya karar verip de, sıra tam o işi yapmaya geldiğinde cep telefonunda oynadığın dövüş oyununu videoya kaydettikten sonra hızlandırılmış bir biçimde oynatırken üzerine Slayer'dan Criminaly Insane şarkısını gömmenin ertelenemeyecek öneme sahip olduğunu fark edivermeye ben geciktirici kafası diyorum, sevgili Temel Reis'çim.




Çünkü leblebinin yanında en iyi boza gidiyorsa, bozanın yanında da tarçın en iyi gider; ama fark ettin mi bilmiyorum kadim dostum, artık bozaların tadı da bir tuhaf. En azından marketten aldıklarının hepsinin tatlımsak bir tadı var. Oysa boza denen şeyi ilk içtiğim günü hatırlarım da, insanların bu ekşi şeyi nasıl sevip de içtiklerine anlam verememiştim - 30 seneden daha uzun süre önce.

Bana öyle geliyor ki değerli arkadaşım Temel Reis, insanın sıkıcı bir işle boğuşurken tıkınma ihtiyacı hissetmesi de aynı geciktirici kafanın marifeti. Zira, herkesin elbette ki yaşadığı andan keyif almakla ilgili farklı bir bakış açısı vardır ama eğer bu bakış açısı sabaha kadar yetişmesi gereken bir işi yapmaya çalışırken, içi şeker bile olmayan birtakım kimyasal tatlandırıcılarla doldurulmuş abur cuburları tıkınmaya indirgenmişse, o zaman çöp kamyonu gelmeden önce çöpleri çıkartmak gerekir tabii ki.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...