Hani çocuğuna tam ölçek öksürük şurubu koyman gerekirken, bir bakarsın azıcık eksik kalmıştır, ve hadi onu da tamamlayayım derken şurup ölçek bardağından taşar gider ya, işte tam da o şekilde vakitsizce öttü tabletin alarmı. Peki neden? Çünkü oğlan tabletin alarmıyla oynamayı öğrenmiş.
Dört yaşındaki çocuğun zekası insanı her zaman şaşırtır. Çünkü size, ne zaman öğrendiğini hiç fark etmediğiniz bir şeyi, o şeyle benzer özellik taşıyan başka bir şey çıktığı zaman pat diye söyleyebilir. Hatta o ilk öğrendiği şeyi kendi kafasında geliştirir, çıkarımda bulunur. İnsan bazen değil, hep hayret eder.
Oysa ilkokul üçüncü sınıf zekası için aynı şeyi diyemeyeceğim. Kendisinin yeni öğrendiği şeyi sizin 40 yıldır biliyor olabileceğiniz aklına gelmez. İnsanı boğan bir kendini bilmezliği vardır. Flüt çalarken mesela, basit bir şarkının notalarına doğru bastığı için çok iyi bir müzisyen olduğunu sanabilir. Gerçekten iyi bir müzisyen nasıl olur, hiçbir fikri yoktur. Ona kötü olduğunu söylerseniz alınır. Suçu kendisinde değil sizde arar. En iyi ihtimalle, birkaç ay sonra bu işi kıvıramadığını kendisi de fark ettiğinde, cesaretini kırdığınız için sizi suçlar. Aksi gibi, ergenlikten çıkana kadar da böyle gider bu.
İnsanın ilkokul üçüncü sınıfta kalmış zekayla çevrelenmiş olması, işte o fena. İnsana limitsiz filmindeki haptan içmiş de, hapın etkisi geçtikten sonra vuran berbat yan etkileriyle boğuşuyormuş hissi verir. Hatalı olduğunu söylersiniz, sizi suçlar. İki yıl sonra sizin ilk söylediğiniz şeyi o söyler ama sen bunu hatırlattığında o yine sizi suçlar. Ve hep haklıdır. Çünkü kafasında başka türlüsüne yer yoktur.
Tam çöpü çıkartmaya çalışırken aşağıdan çöp kamyonunun sesi gelir ya, işte bazılarının canı buna hiç sıkılmaz. Çöp kamyonu gelse de gelmese de o çöpü indirir çünkü bazıları. Ve yirmi dört saat orada bırakır çöpünü.
"Bunlar önemli değil, sen bana limitsiz yediğim halde kilo vermemi sağlayacak hapın linkini ver." diyorsanız, burada. Ama söyleyeyim, bence o işten kesin sakatlık çıkar. Bence hiç bulaşmayın.
Dört yaşındaki çocuğun zekası insanı her zaman şaşırtır. Çünkü size, ne zaman öğrendiğini hiç fark etmediğiniz bir şeyi, o şeyle benzer özellik taşıyan başka bir şey çıktığı zaman pat diye söyleyebilir. Hatta o ilk öğrendiği şeyi kendi kafasında geliştirir, çıkarımda bulunur. İnsan bazen değil, hep hayret eder.
Oysa ilkokul üçüncü sınıf zekası için aynı şeyi diyemeyeceğim. Kendisinin yeni öğrendiği şeyi sizin 40 yıldır biliyor olabileceğiniz aklına gelmez. İnsanı boğan bir kendini bilmezliği vardır. Flüt çalarken mesela, basit bir şarkının notalarına doğru bastığı için çok iyi bir müzisyen olduğunu sanabilir. Gerçekten iyi bir müzisyen nasıl olur, hiçbir fikri yoktur. Ona kötü olduğunu söylerseniz alınır. Suçu kendisinde değil sizde arar. En iyi ihtimalle, birkaç ay sonra bu işi kıvıramadığını kendisi de fark ettiğinde, cesaretini kırdığınız için sizi suçlar. Aksi gibi, ergenlikten çıkana kadar da böyle gider bu.
İnsanın ilkokul üçüncü sınıfta kalmış zekayla çevrelenmiş olması, işte o fena. İnsana limitsiz filmindeki haptan içmiş de, hapın etkisi geçtikten sonra vuran berbat yan etkileriyle boğuşuyormuş hissi verir. Hatalı olduğunu söylersiniz, sizi suçlar. İki yıl sonra sizin ilk söylediğiniz şeyi o söyler ama sen bunu hatırlattığında o yine sizi suçlar. Ve hep haklıdır. Çünkü kafasında başka türlüsüne yer yoktur.
Tam çöpü çıkartmaya çalışırken aşağıdan çöp kamyonunun sesi gelir ya, işte bazılarının canı buna hiç sıkılmaz. Çöp kamyonu gelse de gelmese de o çöpü indirir çünkü bazıları. Ve yirmi dört saat orada bırakır çöpünü.
"Bunlar önemli değil, sen bana limitsiz yediğim halde kilo vermemi sağlayacak hapın linkini ver." diyorsanız, burada. Ama söyleyeyim, bence o işten kesin sakatlık çıkar. Bence hiç bulaşmayın.
Yorumlar
Yorum Gönder