Ana içeriğe atla

yerli ve milli süper kahraman

Bugüne bugün NASA'dan bile daha ileriyken süper kahraman pazarını elin Amerikalısına bırakmamıza vicdanım elvermez, ey dostum Baymarti. Bize özgü, bizden bir şeyler taşıyan, bütün dünyaya gücümüzü gösterecek bir süper kahraman bulmalıyız. Aklıma şimdiden çok orijinal fikirler geldi bile. Örneğin, Süper Çekirdek Çitleyen Adam. Bu adamın süper gücü, herkes daha ikincideyken bütün paketi bitirebilecek kadar hızlı çekirdek çitlemesi olabilir mesela. Bu gücüyle neler yapabileceğini, nasıl hikayeler kurgulanabileceğini kafamda henüz net oturtmadım, ama ilk hikayesinde, evinde çöp atmak için kullanabileceği poşet kalmadığı için alış verişe çıkan yaşlı teyzeye yer vermek istiyorum. İyi olur bence, buradan yürüyebiliriz.

Gerçi zamanında Gazman gibi güzel örnekler verdiğimizi unutmuş değilim Baymarti. Olmazsa Gazman'a devam ederiz, o da olumlu.




Fakat her şey bir yana, adamlar resmen "yiyoruz içiyoruz kilo almıyoruz" hapı çıkartmış Baymarti. Ben o iş olmaz diyenlerdenim ama nesilllerdir bu hapı bekleyen insanlarımızı böyle bir şeyden haberdar etmesem olmazdı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...