Ana içeriğe atla

en ileri

Sevgili dostum Baymarti,

Sayın bakanımızın NASA'dan ileri olduğumuzu ifade eden beyanatının, kendilerinin boş bir anına gelen talihsiz bir açıklama olduğundan eminim. Yoksa elbette ki koskoca bakan beyin, aslında NASA diye bir kurum olmadığını bilmeyeceğini düşünmüyorum.

Bakınız sevgili dostum, şu dünyadaki tek büyük numarası bizleri insanoğlunun aya çıktığına inandırmak olan bu kurumun kendisi de aslında çok cüretkar bir iluzyondan başka bir şey değil. Bu konuda biraz araştırma yapan herkes çok rahatlıkla, NASA denen ama aslında var olmayan bu kurumun bir Yahudi oyunu olduğunu görecektir. Kendi araştırmalarım beni Yosi Kohen adlı eski bir casusa kadar götürdü.

Bugün öğleden sonra kesilen elektriğin saatler sonra ancak gelmesinin bizim gelişmemizi kıskanan Almanya'nın bir sabotajı olduğundan ne kadar eminsem, bu lanet olası federallerin de aslında bir Yahudi oyunu olduğundan o kadar eminim.

Ve yeri gelmişken hemen belirteyim sevgili dostum, geçen gün Kavacık yolu üzerindeki Üçüncü Köprü için yapılan yollardan birini kullanma şansı elde ettim. Muazzam olmuş. Ben böylesine güzel, böylesine muntazam, çok affedersin biraz avam bir terim olacak ama böyle kaymak gibi asfalt görmedim. O yola girene kadar çekmek zorunda kaldığım o dangıl dungul bozuk asfalt yoldan sonra bu yeni açılmış yola girince, asfalt dökme konusunda ne kadar ileri gittiğimizi görerek bir kere daha gururlandım.

Ama sadece bu mu azizim? Ya yolun içinden geçtiği ormana ne demeli? Almanya'da böylesine bir emsal var mı acaba, bir yandan böylesine muntazam yapılmış bir asfaltta ilerlerken bir yandan da içine muazzm bir orman havası çekebileceğin? Almanya bizi kıskanmasın da ne yapsın?

Gördün mü sevgili dostum? Biraz akıl yürütünce bile taşlar hemen yerli yerine oturuyor. Aslında NASA diye bir şey yok.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...