Ana içeriğe atla

geometrik desenler

Şunu baştan belirteyim ki değerli okur, bu yazının geometrik desenlerle bir alakası yok. Geometrik desenlerle tam olarak ne kast ediliyor ondan bile emin değilim. Kare olsun, dikdörtgen olsun, ne bileyim, bir yarım ay olsun, bunları hep severim ama bu yazının konusu o değil. Bu yazının bir konusu da yok ayrıca.

Örümcek Adam.  Evet, Örümcek Adam olabilir belki bu yazının konusu ama onu da yaptılar bildiğim kadarıyla. Hani çocuğu örümcek sokuyor falan. Canı sıkılanın süper kahraman olduğu bir evrene dönüştü zaten orası ama ben en çok yine de çilek reçelini severim gerçi ama diyetteyim, yiyemem. Yemek istesem bile organiğini bulamam. Öyle ya, cevizi bile ithal etmeye başladığımız bir dönemde neyse ki zamanında akıllık edip bir kenara 20 dolar koymuşum da adamlar istediğin kadar yemeye devam etsen zayıflayacaksın hapı yapmışlar, hayret. Her şey bir kolaycılık, bir acelecilik. Bizim zamanımızda yoktu öyle sonradan görmeler. Sonradan gördü zaten hepsi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...