Şimdi ben olsam, bana "Al şu 7 bin lirayı, git bir inek daha al. Bana da bir daha 'süt yok' deme." diyen adamın o yedi bin lirasını kendisine tersinden iade ederdim. Beleşe inek geliyor, ne güzel değil mi? Ama bedeli görgüsüz ayının tekine bir ömür minnet duymak olacaksa, o zaman Ömer Seyfettin'den gelsin: Al şu diyetini, hadi sittir git. İşte bu yüzdendir ki o çürük elma beni çok sinirlendirdi gece gece. Alt tarafı bir elma yiyecektik, löpçük diye parmağm içine girdi. Çok sinirlendim. Sinirim hâlâ geçmedi.
Uykusuz günlerin güncesi
Yorumlar
Yorum Gönder