Ana içeriğe atla

koşer pastanesindeki brovni

Yo hayır dostum, gecenin üç buçuğunda hâlâ uyumamış olmamın sebebi Gaziantep Belediyesi'nin 260 bin dolar karşılığında satın almış olduğu marka bilinirlik hizmetinin içindeki logonun 49 dolarlık başka bir stok resme fazlasıyla benzemesinin uykumu kaçırması değil. Zaten uykum kaçmış falan da değil. Yatsam 10 dakika sürmez uyumam ama peki o zaman neden şu saatte ayaktayım? Çünkü hiç kimse bana 260 bin dolar vermediği için, iş yetiştirmem gerekiyor. Ondan. 

O zaman sorıyorum dostum: "Bir koşer pastanesindeki en güzel brovni." cümlesinde bilmediğin kelime hangisi? Brovni değildir herhalde. Tam olarak nasıl bir şey olduğunu bilmiyorsan bile en azından adını falan duymuşsundur. Peki ama sevgili dostum, sözüm meclisten dışarı, bilenler biliyordur tabii de, bir Yahudi terimi olarak koşer kelimesini duymamış olabilir misin? Hani şu Osmanlı zamanında himayene aldığın, toprak verdiğin, o andaki şartlara bağlı olarak yeri geldiğinde bütünleştiğini falan iddia ettiğin Yahudilerin inançlarına dair birtakım terimleri aradan geçen bu kadar yüzyıldan sonra hâlâ duymamışsan o kadar da bütünleşmiş sayılır mıyız?

Hayır yani, o da değil de, çeviride kullanacağım, aynen yukarıdaki cümleyi yazacağım ama koşer yazdığım zaman halkımız anlar mı diye düşünmek zorunda kaldığım için şu saate kadar uyumamış olabilirim. Yoksa tabii, Türkiye'de yaşayan bir Yahudi'ye sorsan, namaz nedir, oruç nedir falan desen, en azından kavramsal olarak bir şeyler anlatabilir sana.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...