Şimdi doğruya doğru, buzdolabında yiyecek bir şey varsa eğer, dünya üzerindeki belki de bir milyar insandan daha şanslısın demektir. O buzdolabını açıp da istediğin zaman istediğin bir şeyi yemene engel olan tek şey yediklerinin göbeğinin üzerinde nasıl duracağına dair kaygıysa eğer, belki de dünya nüfusunun yarısından şanslısın demektir. Ama işin bir de şu boyutu var ki, o da, o buzdolabının taksidinin ödenmesi gerektiği gerçeği. Buzlu kahveyi işte o yüzden pek tercih etmiyorum. Hızlı tükettiğim için. Kahve dediğin ağır ağır içilmeli, sabah açtığın filtre makinesi akşama kadar seni idare edebilmeli. O kahveden tuhaf bir çorap kokusu gelir bazen, olsun, o da içilebilmeli, çünkü sırada daha yattığın zaman dünyayı çok farklı gösteren şezlongun taksidi var.
Uykusuz günlerin güncesi
Yorumlar
Yorum Gönder