Ana içeriğe atla

metallica diye bir grup keşfettim, çok süpermiş

Tamam biliyorum, insan bir şeye öfkelendiğinde aslında yaptığı, o şeyin kafa kafasında idealize ettiği durumla alakası olmamasına tepki veriyor demektir; ve tabii biz kimiz ki etrafımızda olan biten şeylerin nasıl olması gerektiğine dair bir fikrimiz olsun? Trafik mesela. İstanbul trafiğinin, özellikle şu Şile Yolu denen ve güya çevre yolu olan ama bildiğimiz şehir içi yolun, günün herhangi bir saatinde sıkışık olmayacağını hayal etmek bizim haddimize mi düşmüş?

Ne yapabiliriz mesela? Mesela aklımızı ve teknolojiyi kullanıp yola çıkmadan önce trafik durumunu kontrol edebilir, trafik sıkışık görünüyorsa dağ yolunu tercih edebiliriz. Yolunuz bir 10 - 15 km. kafadan uzar ama en azından ilerlersiniz - o da tabii sizin gibi düşünen diğer birkaç bin sürücüden fırsat olursa.

Ya da mesela, aklıma daha iyi bir çözüm geliyor: Başka şehre taşınmak. Evet çok iyi bir fikir. Du bakalım, emlak balonu patlayıp ev fiyatları düşerse, belki.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...