Ana içeriğe atla

evrenin dengesini sağlayan buzdolabı kilidi

İçinde yaşadığımız evrenin bir işleyişi, bu işleyişi sağlayan bir düzeni, bu düzenin devam etmesini sağlayan sırları var. Bu sırların bir kısmından henüz haberdar bile değiliz, bir kısmının da varlığının farkındayız ama altında yatan dinamikleri çözemdik. Mesela yerçekimi diye bir şey mi var yoksa gök mü bizi itiyor, bu konuyu henüz açıklığa kavuşturamadık.


Yani biz çözmüş olsak da çözmemiş olsak da her şeyin bir şeyi var. Orası kesin. Ve işte her şeyin bir şeyi olduğu için, bir şeyi bir yere bıraktığımızda, o şeyin ertesi gün uyandığımızda da aynı yerde olacağını biliriz. Her sabah uyandığınızda yeni baştan düzenlenmiş bir dünyayla karşılaştığınızı düşünsenize bir. Örneğin kalktınız, çok affedersiniz tuvalete gideceksiniz ama terlikleriniz yok; hadi onu geçtim, mesela banyo bile yok. Siz uyurken bütün evren yer değiştirmiş. Olur mu? Olmaz. İşte dediğim gibi, içinde yaşadığımız evrenin belirli bir kurallar bütünü var; ve bu kurallar bütünü dahilinde, bir şeyi bir yere bıraktığınızda o şeyi ertesi gün de aynı yerde bulursunuz.

Evinizde beş yaşında bir oğlan çocuğu varsa hariç.

Eğer beş yaşında bir oğlunuz varsa, bir şeyi bir yere bıraktığınızda onu bırakın ertesi günü, beş dakika sonra bile aynı yerde bulmanızın olanağı yoktur. Bu da herhalde içinde yaşadığımız evrenin bug'larından biri.

Ama neyse ki, olasılık prensipleri belirli bir dereceye kadar çalışıyor da, bir şeyi bir yere bıraktıktan beş dakika sonra aynı yerde bulamadığınız takdirde aşağı yukarı nerelerde olabileceğini tahmin edebiliyorsunuz. Tahminlerinizde yanılsanız bile, evin içinde aradığınız takdirde aşağı yukarı %90 olasılıkla evin içinde bulabileceğinizi bilirsiniz.

Gece vakti elektrik kesilirse hariç. Bu da evrenin başka bir bug'ı olabilir. Çünkü gecenin bir körü evde elektrikler kesildiğinde, tam da böyle durumlar için çekmecede tuttuğunuz el fenerinin yerinde olmadığını fark ederseniz, o el fenerini o saatte bulmanıza imkan yoktur. Karanlıkta kalırsınız.

İşte tam da böyle bir olasılık durumları için, buzdolabında yedekte mum saklamanız hayat kurtarabilir. Tabii buzdolabınızın kapısında çocuk kilidi varsa. Yani aman diyeyim, evrenin bütün dengesi bir buzdolabı kilidine bağlı olabilir.

Tabii "Sene olmuş 2017, gecenin bir köründe elektrik kesilmesine takmadın da buna mı taktın?" diye de sorabilirsiniz. Ne bileyim, bu da evrenin henüz çözüme kavuşturulmamış başka bir bug'ı olabilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...