Önce iyi haberi vereyim küçük enişte, geçen gün pazardan aldığımız zeytin gerçekten çok güzelmiş. İnsanın böyle leblebi gibi yiyesi geliyor. Kötü habere gelince, insanın gerçek manada ölümsüzlüğü bulmasına az kaldı.
Gerçek manada derken, insanın ölüp de adının, mirasının yaşaması falan gibi şeyleri değil, bildiğin ölümsüzlüğü kast ediyorum. Tam olarak hangi koldan ilerleyip de bu seviyeye geliriz, şu anda o kısım biraz muğlak. İnsan bedeni, iddia edildiği gibi ne kadar uğraşırsak uğraşalım belirli bir zamandan sonra kaçınılmaz olarak yıpranıp yok olmaya mahkum mu, yani dolayısıyla bedenimize birtakım suni şeyler takmamız gerekecek mi yoksa yaşlanma dediğimiz süreç gerçekten geriye döndürülebilir mi, bunları hep göreceğiz. Tabii göreceğiz derken, bunu ne sen görebilirsin ne de ben muhtemelen, onu mecazi anlamda söyledim.
Peki bunun neresi kötü diye soracak olursan, küçük enişte, şöyle diyeyim, o ölümsüzlüğü sana bana vermezler. Böyle bir şeyin çok pahalı olacağını sen de tahmin edersin. Aslında, bu o kadar da kötü bir şey değil. Biz de, bizden önceki her canlı gibi ölümü tadarız, buna bir itirazım yok; asıl kötü olan, ölümsüzlükle birlikte devam eden ve ikisi birlikte düşünüldüğünde yol açacağı sonuçların korkunç olacağı başka bir gelişme: yapay zeka. Yapay zeka neden kötü biliyor musun küçük enişte, çünkü insanın insana ihtiyacı kalmayacak da ondan.
Ölümsüz insan ve yapay zekanın birlikte olduğu dünyada, ölümsüz zenginlerin ölümlü fakirleri umursamayacağı bir düzene geçiş yapacağımızdan emin olabilirsin. Yoksa sen, ölümsüz zenginlerin, ölümlü zenginleri evcil hayvan besler gibi besleyeceğini falan mı sanıyordun? Ama neyse, zeytin gerçekten güzelmiş.
Gerçek manada derken, insanın ölüp de adının, mirasının yaşaması falan gibi şeyleri değil, bildiğin ölümsüzlüğü kast ediyorum. Tam olarak hangi koldan ilerleyip de bu seviyeye geliriz, şu anda o kısım biraz muğlak. İnsan bedeni, iddia edildiği gibi ne kadar uğraşırsak uğraşalım belirli bir zamandan sonra kaçınılmaz olarak yıpranıp yok olmaya mahkum mu, yani dolayısıyla bedenimize birtakım suni şeyler takmamız gerekecek mi yoksa yaşlanma dediğimiz süreç gerçekten geriye döndürülebilir mi, bunları hep göreceğiz. Tabii göreceğiz derken, bunu ne sen görebilirsin ne de ben muhtemelen, onu mecazi anlamda söyledim.
Peki bunun neresi kötü diye soracak olursan, küçük enişte, şöyle diyeyim, o ölümsüzlüğü sana bana vermezler. Böyle bir şeyin çok pahalı olacağını sen de tahmin edersin. Aslında, bu o kadar da kötü bir şey değil. Biz de, bizden önceki her canlı gibi ölümü tadarız, buna bir itirazım yok; asıl kötü olan, ölümsüzlükle birlikte devam eden ve ikisi birlikte düşünüldüğünde yol açacağı sonuçların korkunç olacağı başka bir gelişme: yapay zeka. Yapay zeka neden kötü biliyor musun küçük enişte, çünkü insanın insana ihtiyacı kalmayacak da ondan.
Ölümsüz insan ve yapay zekanın birlikte olduğu dünyada, ölümsüz zenginlerin ölümlü fakirleri umursamayacağı bir düzene geçiş yapacağımızdan emin olabilirsin. Yoksa sen, ölümsüz zenginlerin, ölümlü zenginleri evcil hayvan besler gibi besleyeceğini falan mı sanıyordun? Ama neyse, zeytin gerçekten güzelmiş.

Yorumlar
Yorum Gönder