Ana içeriğe atla

filtre kahveyi fazla kaçıran çevirmen

Sevgili Kabasakal,

İşlerimin aşırı yoğunluğu, arada bizim oğlanın doğum günü, Türkiye'de rejimin değişmesi falan derken bana yazdığın mektuba yanıt vermekte biraz geciktim. Ancak tüm bu yoğunluk içerisinde hep aklımda olduğunu bilmeni isterim.

Değerli arkadaşım, evdeki tartının istikrarlı bir sonuç üretemediğini, sürekli farklı sonuçlar göstermesini bahane ederek gerçek kilonun söylediğin kilo olduğunu iddia etmeni hiç gerçekçi bulmadığımı belirtmek isterim. Tartının bozuk olması başka bir şey, senin söylediğin kiloda olman bambaşka bir şey. Sırf tartı bozuk ve güvenilir sonuç elde etmek neredeyse imkansız diye, sonucun senin söylediğin şekilde olduğunu kabul etmem imkansız. Kaldı ki, tartı gerçekten bozulduysa, bunun sebebi zaten senin tartının kaldırabileceğinden daha ağır olmadır, sevgili dostum.

Daha da ilginci, kendine şahit olarak sizin kapıcı Sadi Efendi'yi göstermeni de hiç inandırıcı bulmadım. İşe bizzat senin aldığın, eve götüreceği ekmeğin senin iki dudağının arasına kaldığı bir insanın sana karşı çıkamayacağını, senin hoşuna gitmeyen hiçbir şeyi söyleyemeyeceğini ikimiz de biliyoruz. Şimdi bana kalkıp da Sadi Efendi'den dem vurma.

Sevgili Kabasakal, tüm bunları senin iyiliğini istediğim için söylediğimi de unutma. Gerçekten çok şişmanladın ve bir an önce sağlıklı bir diyete başlamazsan yakında çok ciddi sağlık problemleri yaşaman kaçınılmaz olacak. Ben sırf seni düşündüğümden söylüyorum, yoksa kaç kiloysan kaç kilosun, bana ne.

Yengeye selamlar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...