Ana içeriğe atla

kırılma noktası 3

French press yok, bench press var şiarını düstur edinmeye çalışan biri olarak şunu diyebilirim ki, sırf dün sabah önceki sabaha göre 400 gram eksiğim çıktı diye fazladan iki dilim ekmek yememem gerekirdi. Çünkü beynini çalıştıran kahve değil, bildiğin sudur Değerli Okuyucu, ve kahve ancak bir nebze uyarıcı görevi yapar. O iş sabaha yetişecekse eğer, öncelikle kahveye, hele bir de şekerli kahveye abanmak yerine su içsen, yetiştirmeye çalıştığın iş için daha hayırlı olacaktır.

Tabii Karatay Hoca'nın da dediği gibi, beyaz ekmek başta olmak üzere glüten deposu ekmeklerin hepsi zaten zararken, yetmezmiş gibi bir de içine bin bir türlü katlı maddesi eklenmiş hazır harçlarla yapılan fırın ekmeklerinden uzak duracağım derken hanımın evde yaptığı siyez ekmeklerine abanırsan, o da yanlış.

Biraz egzersizin hızlandırdığı kan dolaşımının geldiğini hissettiğin uykuya olan etkisi, kahvenin verdiğini zannettiğin etkiden çok daha fazladır, en azından ben öyle biliyorum.

Peki nedir kırılma noktası. Kırılma noktası, sabah yedide kalkman gerektiği için elindeki işi saat ikiye kadar bitirmeyi planlarken, yap yap bir türlü bitmemesi ve de "Dur bakalım, artık az kalmış olması lazım." dedikçe hiç de az kalmış gibi durmaması karşısında gecenin üçünde aniden bastıran strestir. Geçenlerde oğlanın seyrettiği çizgi filmlerden etkilenip tutturduğu için hanımın evde yaptığı pizzanın son kalan dilimidir kırılma noktası.

Point Break filminden bir sahne


Ama iyi haber, filtre kahve makinesini programlayınca, istediğin saatte kahven hazır. Ama yine de su içsek daha iyi tabii.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...