Ana içeriğe atla

SABAH YEDİĞİM HAŞLANMIŞ YUMURTA ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

O haşlanmış yumurtanın kabuğunu soymanın en abartısız haliyle bir buçuk dakika, yemeninse en abartısız haliyle yirmi saniye falan sürmesinden de çok net anlaşılacağı üzere, empati yeteneği her ne kadar günümüz toplumlarında aranırmış gibi yapılan bir özellik olsa da bireysel gelişmeye yapılan övgünün tavan yaptığı bir kültürel ortamda aslında istediğinizi elde etmenin önünde bir engel olabilir. Hele bir de o kabuklar inatçı çıkıp yumurtadan ayrılırken yanında yumurtadan da bir parça alarak sizi sinir ediyorsa.

Zira, grup halinde yapılması gereken bir faaliyette, o grubun kalabalıklığına da bağlı olarak herkesin aynı anda o faaliyet için elverişli şartlara sahip olması beklenemez. Bu gibi durumlarda, çoğunluğun sahip olduğu elverişli şartların geçerli kabul edilmesi ve bu şartlara sahip olmayanların kendilerini bir şekilde ayarlayarak çoğunluğun şartlarına ayak uydurmasının beklenmesi akla yatkın bir çözümmüş gibi görünse de, aslında yapılan şey taraflardan birinin diğer tarafın şartlarını umursamaması, bir diğer ve en basit tabiriyle empati kurmamasıdır.

Yani siz, "Evet anlıyorum. Aynı durumda ben de olsam ben de o şekilde düşünürdüm / hissederdim." falan derken, karşı taraf kendi istediğini çatır çatır elde etmiş olur.

Kısaca özetlemek gerekirse, haşlanmış yumurtayı soymak zahmetli iştir ve bu, yumurtanın hiç de umurunda değildir. Diğer bir deyişle, Amerikancada "time management" adını verdiğimiz olgunun ne kadar önemli olduğunu bir kere daha anlamış oluyoruz böylece.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...