Ana içeriğe atla

sabah kahvesini içmeden işe başlamayan çevirmenin genç çevirmenlere tavsiyeleri

Alt yazı çevirmenliği yapmak isteyen, ya da dublaj çevirmenliği yapmak isteyen, işin aslı genel olarak herhangi bir şey çevirmenliği yapmak isteyen ve daha da önemlisi çeviri yaparak para kazanmak isteyen arkadaşlara bir abileri olarak tavsiye vermem gerekirse, aldıkları kahve makinesinin haznesinde belirtilen fincan sayısının hangi hacimli fincana göre hesaplandığına iyi bakmaları olacaktır. Hem iyice küçük kupa kullandığım hem de kupayı sadece yarısına, bazen ayarı şaşıp en fazla dörtte üçüne kadar doldurduğum halde o haznede yazan toplam fincan sayısının daha yarısına gelmeden o kahve bitmiyor mu, bütün neşem kaçıyor arkadaş.

Kahveyi içmeden önce ben

Ne de olsa, sadece su içerek kafamızın daha iyi çalışmasını sağlama imkanı olsa bile o kafeini bünyeye zerk etmek, başta kalbimiz olmak üzere çeşit çeşit iç organımızı hırpalamak çevirmenlik mesleğinin olmazsa olmazıdır. Ancak, benden sonraki nesillerle birlikte trend biraz değişse de bu işe gönül vermişlerin en sık kullandığı zararlı maddelerden biri olan sigarayı hayatımın hiçbir evresinde sevemediğim, tam aksine her zaman nefret ettiğim için bununla ilgili verebileceğim tek tavsiye "Şu meretten uzak durun." olacaktır. Öte yandan, paketli ürünlerin içindeki koruyucu maddelerin bizi korumak için değil, o paketin içindekileri korumak için eklendiğini unutmamak kaydıyla arada sırada domates suyu da içilebilir tabii. Ve unutmamak gerekir ki, bazen bir domates suyu sadece bir domates suyu değildir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...