Ana içeriğe atla

bir zamanın kıymetini bilme aracı olarak kira vermenin önemi

Sporla ilgili bir film seyrettiğim o gün yerimde oturup kalkarken midemde hissettiğim hafif sancıların iki gün önceki kendi sporumdan kalma olduğunu bilmek insana keyif veriyor. Ancak, şu noktaya çok dikkat etmek gerekir:

Daha Çin'den geldiği ilk günden düzgün çalışmadığı anlaşılmış olsa da kitaplıktaki yerinde durmaya devam eden termometrenin inatla 25 derece göstermesinin aksine, güneş batar batmaz odanın içi fark edilir derecede soğuyorsa eğer, güneş ışınları yeryüzüne eğik olarak vurmaya başlamış demektir. Böyle bir durum söz konusuysa kombiyi açmak faydalı olacaktır. Bu da bize zaman yönetiminin ne kadar önemli olduğunu bir kere daha göstermektedir. Nitekim, Amerikancada bu kavrama "time management" denmiş olması da bu savımı desteklemektedir.

Zira, sanki hepsi de birbirinin aynısıymış gibi geçen günler boyunca "Ha bugün yaparım, ha yarın yaparım" diyerek erteleyip durduğunuz iş dikkatli olmazsanız bozuk kombinin tamir maliyeti olarak size yansıyabilir. Neyse ki bizim kombi güneş ışınlarının yeryüzüne eğik vurmasını beklemeden arıza vermişti de en azından şu soğuk Kasım ayında yakacak bir gazımız oldu. Ama ben yine de belirli bir zaman periyodunu geçirmeden yapılması gereken işleri erteleyip duran arkadaşları buradan uyarmak isterim: Zaman yönetimi mühim şeydir. 

Yapılması gereken işleri sürekli erteleyip dururken mevsimlerin, hatta yılların geçivermiş olmasına şaşırıp kalmamak için bize zamanın ne kadar hızlı aktığını hatırlatacak bazı yöntemler icat etmek zaman yönetimi becerilerimizin gelişmesine yardımcı olacaktır. Bu bağlamda, kirada oturmanın zaman yönetimi becerilerine ne kadar büyük bir katkıda bulunabileceğini okuyucuya belirtmek isterim. Zira, zamanın nasıl da akıp gittiğini ancak güneş ışınlarının yeryüzüyle yaptığı açının değişmesiyle anlayanlardansanız, o kirayı her 30 günde bir vermek zorunda kalınca bakın nasıl da günlerin kıymetini bilir olacaksınız. 






Alternatif bir yöntem olarak, kredi kartı ekstresi de aynı derecede etkili bir takvim takip aracı olarak kullanılabilir. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...