O pastırma yazını takip eden soğuk ve yağmurlu Eylül akşamının ertesindeki sıcak Ekim gününden sonraki fırtınalı Kasım sabahında evimizi pazardan aldığımız fasulyeden çıkan kırkayakla paylaşıyor olmamızdan da çok iyi anlaşılacağı üzere, verimlilikte kilit nokta zaman yönetimidir. Bundan bu kadar emin olmamızın sebebiyse, o gün pazardan sadece fasulye almamızdır. Onu da çoktan yedik bitti.
Ve de tıpkı kırkayakların aslında kırk tane ayağının olmamasının olan ayaklarıyla çok hızlı koşmalarına engel teşkil etmemesi gibi, patronların çalışanları sabahın köründe ofise dikip akşam geç saatlere kadar ücretsiz mesaiye bırakmasının da verimliliğe zerre kadar katkısı yoktur. Zira ceyoluk dediğiniz şey geçim derdiyle avucunuza düşmüş adamları daha ucuza daha uzun süre çalıştırabilme yeteneğiyle değil, çalışanlarınızı ofisinizde tuttuğunuz sınırları kanunlarla belirlenmiş saatler içinde alabileceğiniz en yüksek verimi alabilme becerinizle ölçülür.
Nitekim, Amerikanların aynı kavrama time management demesinden de anlaşılacağı üzere zaman yönetimini önce makro ve mikro olarak ikiye ayırmak ve her ölçek için o ölçeğe uygun bir strateji geliştirmek çok önemlidir. Makro zaman yönetiminin amacı önceden belirlenmiş hedeflere ulaşmak için gerekli adımları yönetmekse eğer, mikro ölçekli zaman yönetiminin amacı günü kurtarmak olmalıdır.
Mikro zaman yönetiminde esas olan, kendisine verilen işe odaklanma yeteneğini kaybetmemektir. Bunun için de bol bol pratik yapılmalıdır. Bugün internetten bedava bile bulunabilecek zaman yönetimini oyunlarından bol bol, gerekiyorsa günde 3 - 4 saat oynamak bize bu pratiği kazandırmakta yardımcı olacaktır. Nitekim, Amerikanlar buna time management games demektedir.
Ve de tıpkı kırkayakların aslında kırk tane ayağının olmamasının olan ayaklarıyla çok hızlı koşmalarına engel teşkil etmemesi gibi, patronların çalışanları sabahın köründe ofise dikip akşam geç saatlere kadar ücretsiz mesaiye bırakmasının da verimliliğe zerre kadar katkısı yoktur. Zira ceyoluk dediğiniz şey geçim derdiyle avucunuza düşmüş adamları daha ucuza daha uzun süre çalıştırabilme yeteneğiyle değil, çalışanlarınızı ofisinizde tuttuğunuz sınırları kanunlarla belirlenmiş saatler içinde alabileceğiniz en yüksek verimi alabilme becerinizle ölçülür.
Nitekim, Amerikanların aynı kavrama time management demesinden de anlaşılacağı üzere zaman yönetimini önce makro ve mikro olarak ikiye ayırmak ve her ölçek için o ölçeğe uygun bir strateji geliştirmek çok önemlidir. Makro zaman yönetiminin amacı önceden belirlenmiş hedeflere ulaşmak için gerekli adımları yönetmekse eğer, mikro ölçekli zaman yönetiminin amacı günü kurtarmak olmalıdır.
Mikro zaman yönetiminde esas olan, kendisine verilen işe odaklanma yeteneğini kaybetmemektir. Bunun için de bol bol pratik yapılmalıdır. Bugün internetten bedava bile bulunabilecek zaman yönetimini oyunlarından bol bol, gerekiyorsa günde 3 - 4 saat oynamak bize bu pratiği kazandırmakta yardımcı olacaktır. Nitekim, Amerikanlar buna time management games demektedir.
Yorumlar
Yorum Gönder