Ana içeriğe atla

selpak bayramlar

Saçlar da artık Mister No modeli olduğuna göre, "Nerede o eski bayramlar?" diye hayıflanma yaşına gelmişim demektir. Ama şöyle bir geriye bakıyorum da, pek de öyle matah bayramlar geçirmedik biz aslında. Sonuçta,  artık X midir, Z midir, habire isim verip durduklarından benim de adını karıştırdığım nesillerden birine mensubum ben.

Babalarımız bize bayram hediyesi olarak çocukken kendi babalarından aldığı mendillerden hediye etmezdi. Mendil diye bakkaldan aldığımız selpakları bilirdik biz. Bir kere sümkürür sonra atardık. Bayram tatili deyince insanların aklına bu şehirden kaçmaktan başka hiçbir şeyin gelmediği çağın ilk dönemleriydi. Yine de hakkını vereyim, en azından denizler temizdi.

mr noAma tabii ki hayır, dedelerimiz kusura bakmasın, eski bayramların güzel olmasının sebebi eskiden her şeyin şimdikinden çok daha güzel olması değil elbette ki. Eskiden her şey daha güzelse eğer, tek sebebi bizim çocuk olmamızdır. Tıpkı babalarımızın Mister No modeline geçmeden çok önce yaşadıkları kendi çocuklukları gibi.

Adamlar Commodore'u cep telefonu yapıp satacaklarmış, bugün kimsenin yüzüne bakmayacağı oyunları oynayınca çocukken aldığı keyfi alabileceğini zanneden birkaç kişiyi kandırırlarsa, özünde herhangi başka bir cep telefonundan farkı olmayan o cihazları pahalıya kakalayabilmek için. Çünkü çocukken her şey güzel gelir insana. Bayram bahane.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...