Ana içeriğe atla

angaryalar, istisnalar ve çılgınca dans eden güzel amcalar

Bak Pikaçucum,

"Profesyonel olarak kabul ettiğim bir işten ücret almamak, o işi baştan savma yapmak için geçerli bir sebep değildir." şiarını benimsemiş biri olarak,  "angarya" tabirini kullandığım bu işleri tamamlamanın ekseriyetle beklenenden uzun sürdüğünü belirtmek isterim. Basitmiş gibi görünen her işin arkasında potansiyel bir önceden öngörülememiş sıkıntı vardır derler. En azından ben olsam öyle derim - ki ben zaten olduğuma göre öyle diyorum.

Sonuç olarak bir işi yapacağımı söylemişsem yapabileceğimin en iyisini yaparak teslim etmem gerekir. Diğer türlüsü terbiyesizliğe girer.

Ve de tabii bu "angarya" tabirinin bir de ikiz kardeşi var -ki o da en az onun kadar zaman alıcı uğraşların sorumlularındandır, ona da istisna deriz. Küçük istisnaların en büyük sıkıntısı, hızla birikerek yolları tıkamalarıdır.

Ama bak Pikaçucum, öncelikle doğruya doğru, zamanı olması gerektiği kadar iyi yönetemiyor olmamın bütün suçunu angarya ve istisna kategorisi altına saklanan öngörülemeyen sorunlara yükleyecek değilim. Ortada bir de sosyal medya denen bir zaman öldürme makinesi var. Bilinçli kullanıldığında çok faydalı olsa da, dikkat etmezsek bir de bakmışız akşam olmuş. Yine de iyi ki sosyal medya var diyorum, yoksa şöyle bir güzel abimizden nasıl haberdar olurduk?


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...