Evden çalışanların çözmek zorunda kaldığı en büyük sıkıntı esnek çalışma saatleridir diyebilirim. İlk bakışta çalışma saatlerini kendisi seçtiği için Pazartesi sendromu mahkumlarının gözünde gıpta edilesi bir özgürlüğü varmış gibi bir görünüm oluşsa da, o özgürlük hissinin yerini çok kısa sürede, "çalışmadığım zaman para kazanmadığım zamandır" hissi alacağı için, serbest meslek erbabı şahıs kendisini birdenbire sürekli çalışan şahıs pozisyonunda bulabilir.
Diğer sektörler için ahkam kesmeyeyim ama özellikle, verdiği emekle kıyaslandığında zaten çok düşük kalan ücretlerin artış hızının düzenli olarak tüketme alışkanlığı içinde olduğu birtakım malların fiyatlarının artış hızına yetişemediği çeviri sektöründe çalışan bir serbest meslek erbabı, kendisi için belirlediği birtakım standartlardan taviz vermeden yaşamını sürdürmeye devam edebilmek için çalıştığı saatleri sürekli artırmak zorundadır. Bu da bizi, sürekli olarak çalışınca geriye herhangi bir standart koymaya yetecek kadar saat kalmaması sorununa, ve buradan da mantı hatasına götürür.
Nitekim, fırından yıllardır aldığımız, tadını bildiğimiz ve sevdiğimiz mantının kilo fiyatının, bulunduğumuz semt için makul sayılacak bir aralığı yukarıya doğru zorlamasının kaçınılmaz sonucu olarak, mantı yapıcılarının mantının lezzetinden taviz vermek durumunda kalması her zaman gözlemlediğimiz türden bir vakadır.
Öte yandan, çok uzun saatleri kapsayan bir çalışma temposu içindeki biri olarak öyle çok fazla gezip tozan bir insan olmasam da, kırk yıldan biraz daha uzun bir zaman dilimini kapsayan geçmişe dönük hatıralarıma baktığımda, aslında pek de öyle az sayılmayacak kadar çok yer gördüğümü söyleyebilirim - ki asıl önemlisi gördüğüm yerlerin sayısı ya da buralarının nereleri olduğu değil, benim bundan ne sonuç çıkardığımdır:
Şunu kesinlikle belirtmeliyim ki, tuvalet tasarımı, tuvaleti yapan ustanın kendi kafasına göre en uygun gördüğü şekilde yapmasını kaldıramayacak kadar ciddi meseledir. Dolayısıyla, her şeyin fiyatı artarken uzun süredir fiyatını korumaya devam eden bir mantı varsa, ya hiç almamak ya da bulunulan mekandaki tuvaletin belirli bir konfor standardını sağladığından emin olmak gerekir.
Tabii esas soru, spor hocasıyla sağlıklı beslenme üzerine konuşup, ekmekten, hamur işlerinden, hazır gıdalardan uzak durmak gerekir diye ahkam kestikten birkaç saat sonra neden mantı yemeğe karar verdiğimiz olabilir ama bunun gayet uzun bir cevabı olduğu için şimdilik bir kenara bırakıyorum.
Diğer sektörler için ahkam kesmeyeyim ama özellikle, verdiği emekle kıyaslandığında zaten çok düşük kalan ücretlerin artış hızının düzenli olarak tüketme alışkanlığı içinde olduğu birtakım malların fiyatlarının artış hızına yetişemediği çeviri sektöründe çalışan bir serbest meslek erbabı, kendisi için belirlediği birtakım standartlardan taviz vermeden yaşamını sürdürmeye devam edebilmek için çalıştığı saatleri sürekli artırmak zorundadır. Bu da bizi, sürekli olarak çalışınca geriye herhangi bir standart koymaya yetecek kadar saat kalmaması sorununa, ve buradan da mantı hatasına götürür.
Nitekim, fırından yıllardır aldığımız, tadını bildiğimiz ve sevdiğimiz mantının kilo fiyatının, bulunduğumuz semt için makul sayılacak bir aralığı yukarıya doğru zorlamasının kaçınılmaz sonucu olarak, mantı yapıcılarının mantının lezzetinden taviz vermek durumunda kalması her zaman gözlemlediğimiz türden bir vakadır.
Öte yandan, çok uzun saatleri kapsayan bir çalışma temposu içindeki biri olarak öyle çok fazla gezip tozan bir insan olmasam da, kırk yıldan biraz daha uzun bir zaman dilimini kapsayan geçmişe dönük hatıralarıma baktığımda, aslında pek de öyle az sayılmayacak kadar çok yer gördüğümü söyleyebilirim - ki asıl önemlisi gördüğüm yerlerin sayısı ya da buralarının nereleri olduğu değil, benim bundan ne sonuç çıkardığımdır:
Şunu kesinlikle belirtmeliyim ki, tuvalet tasarımı, tuvaleti yapan ustanın kendi kafasına göre en uygun gördüğü şekilde yapmasını kaldıramayacak kadar ciddi meseledir. Dolayısıyla, her şeyin fiyatı artarken uzun süredir fiyatını korumaya devam eden bir mantı varsa, ya hiç almamak ya da bulunulan mekandaki tuvaletin belirli bir konfor standardını sağladığından emin olmak gerekir.
Tabii esas soru, spor hocasıyla sağlıklı beslenme üzerine konuşup, ekmekten, hamur işlerinden, hazır gıdalardan uzak durmak gerekir diye ahkam kestikten birkaç saat sonra neden mantı yemeğe karar verdiğimiz olabilir ama bunun gayet uzun bir cevabı olduğu için şimdilik bir kenara bırakıyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder