Trafik, oluşturduğunuz içeriği görmek isteyen insanları ifade eden bir internet terimi olduğu zaman güzel bir şeydir; ama işinizi gücünüzü görmek için sabahın köründe kalkıp yollara koyulduğunuzda kendinizi aniden ortasında buluverdiğiniz, aynen sizin gibi işini gücünü görmek için yollara koyulmuş milyonlarca başka insanın içinde bulunduğu araçların yollara sığmamasından dolayı meydana getirdikleri uzun kuyrukları ifade eden bir terimse, o zaman işkencedir şüphesiz.
İnternette sağda solda karşınıza çıkma ihtimali gayet yüksek olan, herhangi bir eylemi 21 gün üst üste tekrarladığınız taktirde o eylemin alışkanlığa dönüşeceği savıysa, kanaatimce tamamen zırvadır. Hayatının çok büyük bir kısmını sabah işe gitmek ve akşam işten eve dönmek için trafikte geçiren bir bireye bir gün "Bundan sonra her gün bu trafiği çekmene gerek kalmadı. İşten çıkarıldın." derseniz, o birey, aksi şekilde davranmak için çok geçerli sebepleri yoksa her sabah kalkıp da otobüse binmeye devam etmeyecektir. Nitekim, işten çıkarıldığını karısına ve çocuğuna söyleyemediği için her sabah sanki hiçbir şey yokmuş gibi evden çıkıp arabasına ya da kendi tercihi bir toplu taşıma aracına binen insanlara dair şehir efsaneleri dolanır İstanbul sokaklarında - ki o insanların yaptığının da alışkanlıklarla ilgili olduğu pek söylenemez.
Alışkanlık dediğimiz şeyin tekrar etmekle pek de ilgisi yokmuş geliyor bana. Bir şeyi bir kere yaparsınız, hoşunuza giderse bir daha yaparsınız, derken bir kere daha ve birden kendinizi Arabanın İçinde Burnunu Karıştırırken Görünmez Olduğunu Sananlar kulübünün asli üyesi buluverirsiniz. Halbuki değil 21 gün, 2 ay 10 gün bile disiplinli bir Karatay kahvaltısı çekseniz, hanımın evde ek ekmeği yapmanın iyi bir fikir olduğuna karar verdiği gün, önce "Bir kereden bir şey olmaz." dersiniz, sonra asıl alışkanlığınız ev ekmeği yemek olduğunu fark ediverirsiniz. Yani zorla alışkanlık olmaz.
İnternette sağda solda karşınıza çıkma ihtimali gayet yüksek olan, herhangi bir eylemi 21 gün üst üste tekrarladığınız taktirde o eylemin alışkanlığa dönüşeceği savıysa, kanaatimce tamamen zırvadır. Hayatının çok büyük bir kısmını sabah işe gitmek ve akşam işten eve dönmek için trafikte geçiren bir bireye bir gün "Bundan sonra her gün bu trafiği çekmene gerek kalmadı. İşten çıkarıldın." derseniz, o birey, aksi şekilde davranmak için çok geçerli sebepleri yoksa her sabah kalkıp da otobüse binmeye devam etmeyecektir. Nitekim, işten çıkarıldığını karısına ve çocuğuna söyleyemediği için her sabah sanki hiçbir şey yokmuş gibi evden çıkıp arabasına ya da kendi tercihi bir toplu taşıma aracına binen insanlara dair şehir efsaneleri dolanır İstanbul sokaklarında - ki o insanların yaptığının da alışkanlıklarla ilgili olduğu pek söylenemez.
Alışkanlık dediğimiz şeyin tekrar etmekle pek de ilgisi yokmuş geliyor bana. Bir şeyi bir kere yaparsınız, hoşunuza giderse bir daha yaparsınız, derken bir kere daha ve birden kendinizi Arabanın İçinde Burnunu Karıştırırken Görünmez Olduğunu Sananlar kulübünün asli üyesi buluverirsiniz. Halbuki değil 21 gün, 2 ay 10 gün bile disiplinli bir Karatay kahvaltısı çekseniz, hanımın evde ek ekmeği yapmanın iyi bir fikir olduğuna karar verdiği gün, önce "Bir kereden bir şey olmaz." dersiniz, sonra asıl alışkanlığınız ev ekmeği yemek olduğunu fark ediverirsiniz. Yani zorla alışkanlık olmaz.
Yorumlar
Yorum Gönder