Ana içeriğe atla

o son mysql sorgusunu yazmayacaktım

Hangisi daha kötü bilemedim; dışarıda mahalle arasında akşama kadar bağıra çağıra oyun oynayan, zırt pırt çatapat patlatan çocuklar mı, her kırk beş dakikada bir balkona çıkıp çocuklara bağıran yaşlı adam mı, yoksa o yaşlı adamın çıktığı o balkonun bizim evde olması mı?

Tabii ki hiçbir şey girdiği evin ambiyansını açıkta peynir unutulmuş mandıraya çeviren çorapların sahibi misafirle boy ölçüşemez ama bence yine de en kötüsü, e koca tatil bitti, koca bayram da bitti, ben neden bu kadar yorgunum olabilir? Biriken işler, sıra fatura kesmeye geldiğinde dikkat edilmesi gereken bir ton ayrıntı içinde boğulmalar falan filan derken, bir de başıma o son mysql sorgusu çıktı. Çevirmen adamım, mysql sorgusuyla falan ne işim olur, o da ayrı mevzu tabii ama o sorguyu istediğim sonucu alacak kıvama bir getireyim, bak gör bakalım işime yarıyor mu yaramıyor mu?

Ama biliyorum, yine de hiçbir şey geçen gün berberde kafamı üç numaraya vurdururken televizyonda çaldığını gördüğüm şu şarkı kadar rahatsız etmedi beni hayatta. Çünkü tatildi, bayramdı derken saçlarım öyle bir uzamış ki marketten ucuza aldığım saç biçme makinesi bile isyan ettiği için artık gitmeme kararı aldığım o berbere yeniden gittim. Hem de dört saat ya uyumuştum ya da en fazla üç saat falan.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

pikniğe gidecek çevirmenler için 7 önemli tavsiye

Pikniğe gitmeye karar veren çevirmenlerin her şeyden önce, taş çatlasa 1,5 saatlik yol için sabahın altısında (eski dilde 06.00 AM) yola çıkmaya niyetlenen hısım akrabayı iki saatlik uykuyla yola çıkamayacağınıza ikna etmeniz gerekir.   Standart bir işmiş gibi görünen ama sizi bir hafta oyalayan o  kan kusturucu işi bitirdiğinizden ve işin sahibine eposta vasıtasıyla gönderdiğinizden emin olun. Piknik kelimesi çok geniş kapsamlı kullanılabildiğinden, yapılacak etkinlikle ilgili olarak herkesin kafasında aşağı yukarı aynı şey olduğundan emin olun. Misal, çayır çimene örtü serip oturmaya kalktığınızda oturma organlarınıza taş toprak batmasından rahatsız olan bir bünyeye sahipseniz, piknikten kast edilenin açık havada bol oksijenli bir ortamda kurulmuş olan en az bir masa ve pikniğe katılan herkesi kapsayacak adette sandalye içeren bir yeme içme faaliyeti olduğundan emin olmanız çok önemlidir.  Herkesi saat altıda değil de saat sekizde yola çıkmaya ikna etseniz bile, en...

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...