Ana içeriğe atla

win-win vinci

Neyse ki sokağımızın bütün kanalizasyon boruları değişiyor da, mahalledeki son eski binanın dikilip yerine yenisinin yapılmasının üzerinden geçen 6 - 7  ayda eksikliğini hissettiğim kepçe sesine kavuştum. Bu sesi ne kadar sevdiğimi, çalışırken konsantrasyonumu nasıl da artırdığını unutmuşum.

Burada tam bir win-win durumu var. Öncelikle, sokağımızın atık su sistemi yenileniyor ki bu önemli bir şey, ona bir lafım olamaz. İkincisi, sabahtan beri devam eden gürültü sayesinde konsantrasyonum tavana zıpladı, o da süper. Sonra bu işin ekonomik ayağı var. Boruları döşeyen kazandı. O borulardan sonra yola asfalt dökecek olan kazandı. Bir de belediyemiz orada durmaz da kaldırımlarımızı yeniden yaptırmaya karar verirse, kaldırımları kaldıran da kazandı. Bir de belediyemiz akıl eder, kaldırımları iyice yukarı kaldırır da hiçbir arabanın park etmesine imkan vermez de vatandaşı hemen iki sokak aşağıda açılan açık otoparka abone olmaya sevk ederse, o otoparkı işleten de kazandı. Süper bir win-win durumu yani. O zaman ben biraz daha çalışayım bari.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ü Gördüm

zencefilli çay acı olmuş

Tabii iyi zamanlama dediğimiz kavram, zamanlamaya konu olan olayın bizim kontrolümüzde olduğu ve sonucu zaten o şekilde denk getirme maksadını taşıdığımızı varsayar. Dolayısıyla, tam çöpü indirmek için daire kapısını açtığım anda elektriklerin gitmesi, o kapıyı beş saniye önce açmış olsam apratmanın orta yerinde ellerimde çöplerle kalakalacak olmaktan kurtulmamı iyi zamanlama yapmaz. Olsa olsa şanslı zamanlama yapar. Öte yandan, çöplerini aynı istikrarla çöp kamyonu gittikten beş dakika sonra aşağı indirmek de kötü zamanlama sayılmaz. Bu, sayılsa sayılsa öküzlük sayılır. Tam yoğun işleri bir yoluna sokup azıcık dinleneceğim sırada kırmak istemediğim bir arkadaşımın arayıp acil iş vermesi, bak işte bu kötü zamanlama sayılabilir belki ama tüm yorgunluğuma rağmen o işi kabul etmemi neyle açıklarız, onu bilemiyorum. Oğlanın her gece yatmadan önce illa ki oyalanması, ya aklına gelen bir şeyi çizmek istemesi, ya da inatla oyununu sürdürmesi falansa, onun açısından uyumak istememek, benim a...

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için keşfettiğim kesin çözüm

Bilgisayarda iş yaparken tıkınmaya engel olmak için çok etkili bir yöntem keşfettim. Aslında herkes aşağı yuları neden tıkınma ihtiyacı olduğunu biliyordur. Kimileri bunu bilir de karşı koymaz, kimileri hem bilir hem karşı koymak ister ama beceremez, kimileri de bunlara pek aldırmadan tıkınır ama sonra "Göbeğim de göbeğim." diye hayıflanır. Aslında her şey aynı geciktirici kafanın bir sonucu. Bizler, farkında olsak da olmasak da yaşadığımız andan  haz almaya programlanmış varlıklarız. Haz almak burada, çok geniş kapsamlı ve kişiden kişiye değişen bir kavram tabii. Kimisi çocuğuyla oynamaktan haz alır, kimisi televizyon karşısında pineklemekten haz alır, kimisi sabahtan akşama kazar siyasi blogları gezmekten haz alır, vs. Ama hayat denen gaile karşımıza sürekli olarak pek de haz almadığımız işler çıkartır. Kiminin ödevi, kiminin yarına yetiştirmesi gereken işleri, kiminin ödeyemediği kirası, kiminin de hepsi birden... Peki o zaman ne olur? Beynimiz o zaman geciktirici kafa...